Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 08.04.2008 tarih, 2008/8-62 Esas-Karar sayılı içtihadında da belirtildiği üzere; 765 sayılı TCK'ya göre verilen ve 647 sayılı Kanun'un 4. maddesine göre hapisten çevrilen adli para cezalarının miktarı ne olursa olsun temyize tabi olması sebebiyle adli para cezasının kesinlik sınırı altında kaldığı gerekçesiyle red yönünde görüş bildiren tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Sanıklara yüklenen 765 sayılı TCK'nın 491/2. maddesine uyan hırsızlık suçunun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre; 765 sayılı TCK'nın 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık kesintili zamanaşımı süresinin, suç tarihi olan 19/05/2005 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince sanıklar hakkındaki kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE, 26.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.