Mahkumiyet
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.06.2017 tarihli ve 2016/390 Esas, 2017/162 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 158/1-g, 168/2,62,52/2, 53/1-3 maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 31.01.2018 tarihli ve 2017/2470 Esas, 2018/235 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurularının kabulü ile duruşma açılarak yapılan yargılama neticesinde sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 158/1-f, 168/2,62,52/2, 53/1-3 maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 3.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Sanık müdafii tarafından sanığın atılı suçu işlemediği, eksik inceleme ile hüküm kurulduğu, sanık hakkında HAGB kararı verilmesinin gerektiği belirtilerek hüküm temyiz edilmiştir.
1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükümlere esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, dosya kapsamında eksik incelemenin bulunmadığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin temyiz sebepleri reddedilmiş, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Cumhuriyet savcısının istinaf talebinin sanığın lehine olduğu ve aleyhe istinaf talebi olmadığı anlaşılmakla; 5271 sayılı CMK'nin 283/1 inci maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının bulunduğu gözetilmeksizin aleyhe hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuş ise de; sanık müdafiinin temyizi üzerine söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin 31.01.2018 tarihli ve 2017/2470 Esas, 2018/235 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303/1-h maddesi gereği hüküm fıkrasına "ancak aleyhe istinaf talebi olmadığından 5271 sayılı CMK'nin 283/1. maddesi uyarınca kazanılmış hakkı korunarak, sanığın neticeten 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına" ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.06.2025 tarihinde karar verildi.