Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen kadastro tespitine itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının kısmen onanmasına kısmen bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ... İdaresi, davalı Hazine ve davalı ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1980 yılında... köyünde yapılan kadastro sırasında, ... mevkinde bulunan 527 parsel sayılı taşınmaz 10.700 m² yüzölçümü ve üç kargir çiftlik binası ve tarla vasfı ile 19.03.1957 ... no.lu tapu kaydı ve tedavülleri uygulanarak ... ve arkadaşları adına, 530 parsel sayılı taşınmaz 65.700 m² yüzölçümü ile 1965 yılından beri ... oğlu ... zilyetliğinde olduğu ancak zilyetlik süresinin yeterli olmadığı gerekçesi ile Hazine adına, 531 parsel sayılı 50.550 m² yüzölçümü ile sayılı taşınmaz ...'nun zilyetliğindeyse de zilyetlik süresinin yeterli olmadığı gerekçesi ile Hazine adına tespit edilmiş, Orman İdaresi ve ...'ın tüm parsellere yönelik itirazda bulunmaları üzerine Tapulama Komisyonunun 12.03.1982 tarihli kararı ile yetkisizlik kararı verilmiş ve tutanaklar Kadastro Mahkemesine gönderilmiştir.
İtiraz dilekçesinde davacı ... İdaresi dava konusu taşınmazların orman sayılan yerlerden olması sebebi ile orman vasfı ile Hazine adına tescilini, ... ise dava konusu taşınmazların 04.09.1961 tarihli ve 7 sıra no.lu tapu kaydı ile murisi ... adına kayıtlı olduğunu belirterek tespitlerin iptalini ve taşınmazın tüm mirasçılar adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Kadastro Mahkemesinin 1982/204 Esas, 1992/215 Karar sayılı ilamı ile Orman İdaresinin itirazının reddine, ...'ın itirazının kabulü ile ... köyü 527,530,531 parsel sayılı taşınmazların ... mirasçıları adına tesciline karar verilmiş; hükmün, davacı ... İdaresi ile davalı Hazine tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 11.07.1994 tarihli ve 1993/5517 Esas, 1994/9383 Karar sayılı ilamı ile "İlk Derece Mahkemesince taşınmazların orman olup olmadığının belirlenmesi için memeleket haritaları ve hava fotoğrafları kullanılarak yeniden araştırma yapılması" gereğine değinilerek bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; Orman İdaresinin davasının reddine ...'ın itirazının kabulüne ve 527,5 30... parsel sayılı taşınmazların ...mirasçıları adına tesciline karar verilmiş; hükmün Hazine ve Orman İdaresi tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 22.04.2004 tarihli ve 2004/4350Esas, 2004/4486 Karar sayılı ilamı ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma ilamında özetle; "çekişmeli ... köyü 527,530,531 parsellerin davalı gerçek kişiler adına tesciline karar verilmişse de taşınmazlara komşu olan 5 38... parsellerin dava konusu edildiği Kadastro Mahkemesinin 1981/3 17... /203 sayılı dosyalarda uzman bilirkişiler tarafından yapılan işaretlemenin eldeki dosyadakinden çok farklı olduğu, tapu uygulamalarının da yeterli olmadığı, bu nedenle yeniden orman incelemesi yapılarak, taşınmazlar orman sayılan yerlerden değilse, bu kez 527 parselin tespitine esas alınan Mart 1957 tarihli ve 66 no.lu ve davacı ...'ın tutunduğu Eylül 1961 tarihli ve 7 no.lu tapu kayıtlarının ve komşu parsel kayıtlarının yöntemince uygulanması" gereğine değinilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kısmen kabulüne, 531 parselin B1 (507 m²), B2 (2978 m²), B3 (8156 m²) bölümlerinin; 530 parselin B (55392 m²), 527 parselin B (91419 m²) bölümünün orman niteliğiyle Hazine adına; kalan bölümlerin ... mirasçıları adlarına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, Hazine, Orman İdaresi ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle aynı Dairenin 18.05.2010 tarihli ve 2010/5378 Esas, 2010/6581 Karar sayılı ilamı ile orman vasfı ile tesciline karar verilen taşınmazlar bakımından hükmün onanmasına, ... mirasçıları adına tecsiline karra verilen taşınmazlar bakımından hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Yargıtay bozma ilamında özetle; "davacıların tutunduğu tapu kayıtlarının ilk tesisinden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte dosya arasına alınması, komşu parsellere uygulanan tapu kayıtlarının dava konusu taşınmazı ne şekilde okuduğunun belirlenmesi, komşu parsellerden orman vasfı ile Hazine adına tecsiline karar verilen taşınmazlar belirlenerek dosyalarının alınması,dava konusu taşınmaza ait olduğu ileri sürülen tapu kaydının komşu parsellere uygulanan tapu kayıtları ile aynı kökten gelip gelmediğinin araştırılması, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 1/j maddesinin karşı kavramından orman ve toprak muhafaza karakteri taşıyan maki ve fundalık örtülü yerlerin orman sayılacağı, Orman Kadastro Yönetmeliklerinde eğimi bilimsel ve teknik olarak % 12’den fazla olan makilik alanların orman ve toprak muhafaza karakteri taşıdığı, orman ve toprak muhafaza karakteri taşıyan yerlerin orman kadastro sınırları içine alınması zorunlu olduğu gözönünde bulundurularak, memleket haritasında açık renkli bölümde kalan yerlerin de bu anlamda orman sayılan yer olup olmadığı ve çevrede hükmen orman niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilen taşınmazlara göre konumunun 6831 Sayılı Kanun'un 17/2. maddesine göre orman içi açıklık olup olmadığı konusunda orman bilirkişilerden rapor alınması, eğer dayanılan tapu kayıtlarının ilk geldisi komşu parsellerde olduğu gibi "koru" nitelikli ise koru (özel orman) niteliğindeki yerin 4785 sayılı Orman Kanununa Bazı Hükümler Eklenmesine ve Bu Kanunun Birinci Maddesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile Devletleştirildiği, 5658 sayılı Orman Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve Bu Kanuna Bazı Maddeler Eklenmesine Dair Kanun'a göre iade edilebilmesi için devlet ormanına sınır olmaması gerektiği düşünülmesi, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 30/2. maddesine göre İlk Derece Mahkemesince re'sen toplanacak delillere göre malik tespiti yapılması gerektiği gözetilerek hüküm kurulması" gereğine değinilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; daha önce orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilen 527,5 30... parsellerin (B) harfli kısımlarına yönelik hükümler onandığından bu parseller hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına, 530 parselin (A1) kısmının memleket haritası ve hava fotoğraflarına göre çalılık-makilik olup yüksek eğimli orman vasfında olduğu, halen de eylemli orman vasfını taşıdığı belirlenediğinden bu kısmın orman vasfı ile Hazine adına tesciline, 530 parselin (A2), 5 27... parsellerin (A) harfli kısımlarının memleket haritası ve hava fotoğraflarına göre orman sayılmayan yerlerden olduğu ve davacılardan dayandığı tapu kaydı kapsamında kaldığı gerekçesi ile ... mirasçıları adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... İdaresi, davalı Hazine ve ... tarafından temyiz edilmiştir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde arazi kadastrosu 1982 yılında yapılmış, yargılama sırasında ise 3402 sayılı Kanun'un ek 5. maddesi gereğince orman kadastrosu yapılmıştır.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesinin 2. fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439. maddesinin 2. fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... İdaresi, davalı Hazine ve davalı ... vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yukarda açıklanan nedenlerle;
Davacı ... İdaresi, davalı Hazine ve davalı ... vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA,
Hazine harçtan muaf olduğundan, harç alınmasına yer olmadığına,
7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
3402 sayılı Kanun'un 36/A maddesi gereğince harç alınmasına mahal olmadığına, peşin harcın istek halinde temyiz eden ...'a iadesine,
1086 sayılı Kanun'un 440/1 maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
23.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.