Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
1. Bakırköy 31. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.07.2019 tarihli ve 2018/432 Esas, ve 2019/470 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 1 yıl hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, 21.04.2021 tarihli ve 2019/,3372 E., 2021/1005 K. sayılı kararı ile sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusu üzerine, duruşmalı yapılan yargılama neticesinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) Kanun'un 280/2 maddesi gereğince sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm kaldırılarak aynı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
Katılan vekilinin temyiz istemi, savunmaların çelişkili olduğuna, mahkemenin delilleri değerlendirmede yanılgıya düştüğüne . kararın bozulmasına, mahkumiyet kararı verilmesine, ilişkindir.
Sanık ...'nun araç alım satım işi ile uğraştığı, suça konu aracın temyiz dışı sanık ...'a ait olduğu, sanık ...'ın aracı satması için sanık ...'a vekaletname verdiği, aracın 10.07.2017 tarihinde katılana takas yapmak suretiyle sanık ... tarafından satıldığı, aracın 23.08.2017 tarihinde yapılan muayenesinde kilometresinin düşürüldüğünün belirtilmesi üzerine katılanın dolandırıldığından bahisle şikayetçi olduğu olayda ;
Araç muayene evraklarına göre 10.08.2016 tarihinde 801.419 kilometrede olan aracın 23.08.2017 tarihli muayenede 326.505 kilometre olduğu, tanık ve katılan beyanına göre '' ...'' sitesi üzerinde sanık ... tarafından verilen araç satış ilanına göre aracın kilometresinin 320.000 km olarak gösterildiğinin belirtilmesi karşısında ; araç satış ilanının yapıldığı şirketin belirlenerek ilan veren kişinin kimlik numarası ve araç plaka bilgisi üzerinden ilgili şirketlerden araştırma yapılması, sanık ...'un anlatımlarındaki çelişkinin giderilmesi, sonucuna göre hüküm verilmesi gerekirken eksik araştırma sonucu sanığın beraatine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin kararının, gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca takdîren İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.09.2025 tarihinde karar verildi.