Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; Zile Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/4 64... /19 Karar sayılı ilamı ile davalılardan ... ve ... hakkında 19.04.2014 tarihinde müvekkiline karşı basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde kasten yalama suçundan ve diğer davalı ... hakkında müvekkiline karşı hakaret suçundan mahkumiyet kararı verildiğini, kararın kesinleştiğini, davalılardan ... ve diğer davalı ...'ın eylemleri sonucunda müvekkilinin yaralandığını ve sol kol bileğinde kırık meydana geldiğini, kemik kırığı nedeniyle diş hekimi olan müvekkilinin mesleğini yapmasına engel olduğunu, bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak davası olarak müvekkilinin olay nedeniyle maluliyeti ve sürekli iş göremezliği nedeniyle şimdilik 1.000,00 TL, geçici iş göremezliği nedeniyle şimdilik 750,00 TL olmak üzere toplam 1.750,00 TL tazminatın olay tarihi olan 19.04.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizilye birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 5.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'dan 19.04.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile 5.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'dan 19.04.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile yine 5.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'dan 19.04.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiş ve 21.02.2022 tarihli bedel artırım dilekçesi ile geçici iş göremezlik tazminatlarını artırarak toplamda 9.427,67 TL'ye, sürekli iş göremezlik talebini de artırarak toplamda 197.324,42 TL'ye arttırdığını bildirmiştir.

Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın müvekkilleri yönünden ayrı ayrı reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; 197.324,42 TL sürekli iş görememezlik tazminatından 1/4 oranında haksız tahrik indirimi yapılarak belirlenen 147.993,32 TL nin davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen 19.04.2014 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya ödenmesine, 9.427,67 TL geçici iş görememezlik tazminatından 1/4 oranında haksız tahrik indirimi yapılarak 7.070,75 TL geçici iş görememezlik tazminatının davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen 19.04.2014 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya ödenmesine, davacının manevi tazminat talebinin kabulü ile 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı ...'tan alınarak davacıya ödenmesine, davacının manevi tazminat talebinin kabulü ile 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya ödenmesine, davacının manevi tazminat talebinin kabulü ile 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; ceza mahkemesince yapılan değerlendirmenin olay ve oluşa uygun olup, sadece davalı (sanıklardan) ... lehine 1/4 oranında haksız tahrik indiriminin uygulandığı, buna rağmen yerel mahkemece davalı ...'in davacıya karşı gerçekleştirmiş olduğu yaralama eylemine göre hükmedilen maddi tazminata haksız tahrik indirimi uygulanmasının usul ve yasaya aykırı olduğu ve davacı vekilinin istinaf itirazlarının bu nedenle kısmen kabul edilmesi gerektiği, davacıya yönelik gerçekleşen yaralama olayının gerçekleşme tarihinin 19.04.2014 tarihi olduğu, ATK raporunda davacının iyileşme süresinin 4 aya kadar uzayacağının bildirildiği, dosyada davacının sunmuş olduğu defter, belge ve vergi kayıtları üzerinde inceleme yapan mali müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen kök ve ek raporlarda, davacının 2014 yılı mayıs, haziran, temmuz ve ağustos aylarında da serbest meslek geliri elde etmeye devam ettiğinin anlaşıldığı gibi, dinlenen davalı tanık beyanlarında da bu dönemde çalıştığının anlaşılması sebebiyle, davacının geçici iş göremezlik zararına yönelik talebinin tümden reddi gerekirken, kabulüne karar verilmesi usulsüz olduğundan ve ayrıca davalının eylemi davacıdan kaynaklı haksız tahrik altında işlemesi halinde, maddi tazminatta matematiksel, manevi tazminatta ise matematiksel olmayan oranda bir indirim yapılarak karar verilmesi gerekirken ve somut olayda, davalı ...'nın davacıya karşı işlemiş olduğu yaralama eyleminin davacıdan kaynaklı haksız tahrik altında gerçekleştirdiği sabit olmasına rağmen, davacının işbu davalıya karşı manevi tazminat isteminde bir miktar indirim yapılarak kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken istemin tümden kabulüne karar verilmesinn de hatalı olduğu gerekçesiyle davalılar vekilinin bu yöndeki istinaf itirazlarının da kabul edilerek, davacının geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin talebinin yasal şartları oluşmadığından reddine, davacının sürekli iş göremezlik zararına ilişkin talebinin davalılardan ...'a karşı kabulü, davalı ...'a karşı kısmen kabulü ile 197.324,42 TL sürekli iş göremezlik tazminatının (davalılardan ...'ın sorumluluğunun 147.993,32 TL ile sınırlı tutulmak kaydıyla) davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen olay tarihi olan 19.04.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak, davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacının davalı ...'a yönelik manevi tazminat isteminin kabulü ile 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte işbu davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının davalı ...'a yönelik manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 4.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte işbu davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacının davalı ...'a yönelik manevi tazminat isteminin kabulü ile 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte işbu davalıdan alınarak, davacıya verilmesine karar verilerek ilk derece mahkemesi kararının düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilerek kaldırılmasına karar verilmiştir.

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin haksız fiilden sonraki ilk 4 ayda çalışmadığını, maluliyet oranının hatalı belirlendiğini, gelirinin düşük hesaplandığını, haksız tahrik indiriminin hatalı yapıldığını belirtmiştir.

haksız fiil nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.,

Temyiz olunan nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.