Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkumiyet

İlk derece mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle başvurunun muhtevası ve inceleme tarihine kadar getirilen kanuni düzenlemeler nazara alınarak dosya tetkik edildi, gereği görüşüldü:
Olayın intikal şekli ve süresi, mağdure hakkında tanzim edilen adli muayene raporlarının içeriği, mağdurenin 05.03.2012 tarihli kolluk ifadesi ile 06.03.2012'de savcılıkta verdiği ilk ifadesinin kapsamı, suça sürüklenen çocuğun kollukta müdafi huzurunda alınan 05.03.2012 günlü ve sonraki aşamalardaki savunmaları ile tüm dosya kapsamına göre suça sürüklenen çocuğun, mağdureye yönelik organ sokmak suretiyle istismarda bulunduğuna dair cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmayıp, mevcut haliyle eylemin çocuğun basit cinsel istismarı kapsamında kaldığı gözetilmeden, suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Suça sürüklenen çocuğun, kovuşturma evresinde mağdurenin kendisine 1994 doğumlu olduğu yönünde beyanda bulunduğuna yönelik ifadesi, müdafinin, suça sürüklenen çocuk hakkında öncelikle beraat aksi halde 5237 sayılı TCK’nın 30. maddesi uyarınca hüküm verilmesi gerektiğine dair savunmaları, mağdure beyanları ile tüm dosya içeriği nazara alındığında, olayda 5237 sayılı TCK'nın 30. maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı tartışılıp bu yöndeki savunmanın reddi nedenleri karar yerinde açıklandıktan sonra hükme varılması yerine, eksik gerekçe ile yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması suretiyle 5237 sayılı CMK'nın 230. maddesine muhalefet edilmesi,
Kanuna aykırı, suça sürüklenen çocuk müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 08.10.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.