HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

Yapılan ön inceleme neticesinde sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Temyizin kapsamına göre; Sakarya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.04.2019 tarihli ve 2017/558 Esas, 2019/162 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan,
a) Katılan ...'e karşı; 5237 sayılı TCK’nın 158/1-h, 62-1,53. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına,
b) Katılan ...'a karşı; 5237 sayılı TCK’nın 158/1-h, 168/2,62-1,53. maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis ve 600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 19.01.2021 tarihli ve 2019/1043 Esas, 2021/62 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan ... ile sanık ...'in istinaf başvurularının kabulüyle kararların kaldırılmasına; aynı suçtan,
a) Katılan ...'e karşı; 5237 sayılı TCK’nın 158/1-h, 62-1,53. maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 1.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına,
b) Katılan ...'a karşı; 5237 sayılı TCK’nın 158/1-h, 43/1, 168/2,62-1,53. maddeleri uyarınca 1 yıl 6 ay 22 gün hapis ve 820,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

Sanığın temyizi;eksik inceleme ile mahkumiyet kararı verildiğine ilişkindir.

A. Katılan ...'e Yönelik Suç Bakımından

1.Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.10.2018 tarihli ve 2015/8-656 Esas, 2018/404 Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere; 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 81 inci maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca adli para cezalarının ödenmemesi halinde kamuya yararlı bir işte çalışma tedbirine de karar verilebileceği gözetilerek, sanık hakkında kurulan hükümde infaz yetkisini de kısıtlar şekilde adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrileceğinin ihtar edilmiş olması infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı görüldüğünden bozma nedeni yapılmamıştır.

2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

B. Katılan ...'e Yönelik Suç Bakımından

1.Katılan ...’in 02.01.20 15... .07.2015 tarihlerinde sağlık hizmeti aboneliği bahanesiyle ... Çağrı Merkezinden arandığı, katılanın kredi kartı bilgilerini vererek 349,00...,00 TL ödediği, 22.08.2015 tarihinde ise fazla para alındığı ve 2.000,00 TL iade edileceği söylenerek kart bilgileri ve onay kodunun tekrar alınması suretiyle kartından 2.000,00 TL daha çekildiği, ödemelerin ...’in çağrı merkeziyle bağlantılı ... Danışmanlık şirketine yapıldığı, Mahkemesince sanığın eyleminin TCK'nın 158/1-h maddesine temas ettiği kabul edilerek mahkumiyet hükmü kurulmuş ise de; hilenin kart bilgilerini elde etmeye yönelik olması nedeniyle eylemin TCK 245/1 kapsamında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçunu oluşturduğu göz ardı edilerek suç vasfında yanılgıya düşülmesi,

2.Kabule göre de; zararın kovuşturma aşamasında giderildiğinden bahisle TCK'nın 168/2 maddesi uyarınca etkin pişmanlık hükümleri uygulanmış ise de, görevsizlik kararı öncesi yapılan uzlaştırma işleminde katılanın yalnızca şikâyetinden vazgeçtiği, ancak dosya kapsamında zararın aynen geri verme veya tazmin suretiyle giderildiğine dair herhangi bir beyan veya delil bulunmadığı, oysa etkin pişmanlık hükümlerinin ancak zararın aynen giderilmesi veya tazmini suretiyle uygulanabileceği gözetildiğinde, zararın ne şekilde giderildiğinin araştırılması ve hüküm yerinde tartışılması gerekirken eksik inceleme sonucu TCK'nın 168/2. maddesinin uygulanması hukuka aykırı bulunmuştur.

A. Katılan ...'e Yönelik Suç Bakımından

Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

B. Katılan ...'e Yönelik Suç Bakımından

Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aleyhe temyiz bulunmaması nedeniyle 5271 sayılı CMK'nın 307. maddesi uyarınca kazanılmış haklarının saklı tutulmasına,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Sakarya 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.09.2025 tarihinde karar verildi.