Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; 31.08.2015 tarihinde ZMMS poliçesi bulunmayan davalının işleteni olduğu araç ile davacının yolcu olarak bulunduğu motosikletin karıştığı kaza sonucu davacının yaralanması nedeniyle fazlaya ilişkin ve başkaca dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik sürekli iş göremezlik zararı için 500,00 TL, yaşam boyu bakım ve bakıcı gideri için 500,00 TL olmak üzere toplam 1.000,00 TL maddi tazminat ve müvekkilinin uğradığı manevi zararlar için 200.000,00 TL manevi tazminatın her bir alacak için kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalı taraftan tahsilde tekerrüre yer olmamak üzere müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, talebini 748.494,36 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 971.981,19 TL sürekli bakıcı gideri olarak yükseltmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; olay yerinde keşif yapılarak kusura ilişkin raporun alınması için dosyanın İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Kuruluna gönderilmesini talep ettiklerini, davacının kaza tarihinden itibaren ticari faiz talebinin hukuksal dayanağı bulunmadığını, müvekkili şirketin herhangi bir temerrüdünün de söz konusu olmadığını belirterek, dava dosyasının İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/290 E.sayılı dosyası ile birleştirilmesini, maluliyete ilişkin İstanbul Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davasının kısmen kabulü ile, ıslah ile artırılan değer de dikkate alınarak 561.370,77 TL sürekli iş göremezlik zararı ile 728.985,89 TL sürekli bakım ve bakıcı gideri olmak üzere toplam 1.290.356,66 TL maddi, 60.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 31.08.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilde tekerrüre yer açmamak üzere davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; güncel verilere göre hesap yapılmasının kamu düzeni ile ilgili olduğunu, müterafik kusur indirimi yapılmasının yerinde olmadığını belirtmiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; olayda birden fazla müterafik kusur indirim sebebi olduğundan, hem ehliyetsiz kişinin aracına binme hem de kask takmama nedeniyle ayrı ayrı indirim yapılması gerektiğini, davacının bakiye ömrünün 9 ay 13 gün fazla hesaplandığını, davacıya bakım aylığı bağlanmasının olanaklı olması karşısında sürekli bakıcı giderine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, manevi tazminata hükmedilmesinde davacının kusur oranı dikkate alınmadığını, kusur oranlarının hep farklı sonuçlar çıkarıldığını, kusur konusunda noksan araştırma olduğunu, zarara neden olan motorlu bisikletin zarardan sorumluluk kapsamında kaldığının tespiti için makine mühendisi tarafından tespit yapılması gerektiğini, esasında davacının yolucu olarak bulunduğu motosikletin ZMMS poliçesi bulunmamakta olup, bu nedenle de Güvence Hesabından herhangi bir ödeme alınıp alınmadığı dosya kapsamından anlaşılamadığını, taraflarınca yapılan hesap sonucu 253.588,40 TL tazminat hesaplandığını, ayrıca bakıcı gideri bakımından yapılan hesaplamanın da hatalı olduğunu, davacının yolcu olarak bulunduğu tescilsiz motosiklet sürücüsünün kusur oranında (%25) zarardan indirim yapılmadığını, Ankara 5. ... tarafından Güvence Hesabı aleyhine hüküm kurulacağı anlaşılan bakım gideri ve sürekli iş göremezlik tazminatlarının davacı için hesaplanan tazminatlardan mahsup edilmediğini ve bunun mükerrer tahsilata sebep olacağını Güvence Hesabı aleyhine hükmedilecek tazminatların mahsubundan sonra ayrıca %25 müterafik kusur indiriminin uygulanması gerektiğini, varsa davacıya SGK tarafından bu kazanın meydana gelmesinden sonra yapılan engelli aylığı ödemeleri ve bakıcı gideri yardımlarının da tazminatın taktir ve tayininde göz önünde bulundurulmasının zarar -yararın denkleştirilmesi ilkesi gereği olduğunu Yargıtay 4. HD'nin yerleşik içtihatları ile bakım ihtiyacının aile fertleri tarafından karşılanması durumunda ayrıca tazminattan %50 oranında indirim yapılabileceğini belirtmiştir.
1.İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, kararın davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf etmeyen davacı tarafın Bölge Adliye Mahkemesi'nin davalı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine yönelik kararı temyiz etmekte hukuki yararı bulunmamaktadır. O halde davacı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, müterafik kusur indirimi yapılmasının yerinde olmasına, davacının yolcu olduğu, iki aracın karıştığı kazada talep gereği müşterek müteselsil sorumluluğa göre karar verilmesinin yerinde olmasına, manevi tazminatın TBK'nun 56. maddesindeki (818 sayılı BK'nun 47. md.) özel haller dikkate alınarak hak ve nasafet kuralları çerçevesinde belirlenmiş olmasına, tazminat hesabına ilişkin raporun usulüne uygun düzenlenmiş olmasına göre dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
1-Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz dilekçesinin hukuki yarar yokluğundan REDDİNE,
2-Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.