2863 sayılı Kanunun 67/1,5237 sayılı TCK'nın 62,51/1-3 maddeleri gereğince mahkûmiyet
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanıkların mahkûmiyetlerine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Emniyete yapılan isimsiz bir ihbar telefonu ile, Ordu'nun Fatsa İlçesi'nde muhtarlık yapan sanık ...'in Trabzon'da tarihi eser pazarlamaya çalıştığı, elinde bulunan bol miktarda sikkeyi Ordu merkezde bulunan Migros civarında satacağının bildirilmesi üzerine, suç tarihinde saat 12: 15 civarında, emniyet görevlileri söz konusu yere giderek, sanığı takibe aldıkları, şahsın tedirgin davranışlarla sürekli alış veriş çantasına bakması üzerine, Cumhuriyet savcısı'nın arama izni ile söz konusu çantada arama yapıldığı, arama sonucunda çantanın içerisinde 1120 adet sikkenin ele geçirildiği, sanıkların beyanlarına göre, çobanlık yapan sanık ...'ın Fatsa İlçesinin Bağlarca Köyünde koyun yaydığı sırada ırmak kenarında söz konusu sikkeleri bulduğu, sanık ...'e bu sikkelerin değerli olup olmadıklarını sormak amacıyla bir iki tanesini gösterdiği, sanık ...'in, sikkeleri alarak, Konakbaşı Köyü Muhtarı olan diğer sanık ...'e gösterdiği, sanık ...'in sanık ... ile birlikte Ordu ya gittikleri ve Ordu il sınırları içerisinde emniyet görevlilerince yakalandıkları, iddianameye göre, sanıkların tarihi eser niteliğindeki bu sikkeleri elden çıkarmak istemelerine yönelik eylemleri nedeniyle Ordu Cumhuriyet Başsavcılığı'nca soruşturma yürütüldüğü, sanıkların haber verme yükümlülüklerinin Fatsa İlçesi sınırları içerisinde ihlal edilmesi nedeniyle dosyanın tefrik edildiği anlaşılmış ise de, 2863 Sayılı Kanun'un 67/2-son cümlesi gereğince, bildirimi yapılmamış kültür varlığı ticaretine aykırı hareket edenler hakkında ikinci fıkra gereği cezaya hükmedileceği, ancak bu durumda birinci fıkrada tanımlanan suçtan dolayı ayrıca cezaya hükmolunamayacağının düzenlenmiş olması karşısında, söz konusu Ordu cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen soruşturmanın akibetinin araştırılarak, dava açılmış olması halinde her iki dava dosyası birleştirilerek sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeksizin, sanıklar hakkında eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
Kabule göre de,
1- Dava konusu eserler üzerinde üniversitelerin arkeoloji ve sanat tarihi kürsülerine mensup öğretim üyelerinden oluşan bilirkişi kuruluna inceleme yaptırılarak, mevcut durumları itibariyle bilim, kültür, din veya güzel sanatlarla ilgileri, 2863 sayılı Kanun kapsamında korunması gerekli taşınır kültür varlıkları olup olmadıkları, tasnif ve tescile tabi olup olmadıkları, bildirim zorunluluğu olan eserlerden olup olmadıklarının tespit edilmesi ve sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini gerekirken, dosyanın tarafı konumundaki Müze Müdürlüğü görevlilerince düzenlenen rapor hükme esas alınmak suretiyle karar verilmesi,
.../...
-2-
2- 5728 sayılı Kanunun 562. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesindeki “hükmün açıklanmasının geri bırakılması”na ilişkin düzenlemenin sanıklar hakkında uygulanıp uygulanmamasına karar verilirken, dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar birlikte ve isabetle değerlendirilip, denetime olanak verecek somut gerekçeler gösterilmek suretiyle takdir hakkının kullanılması gerektiği, dosya içeriğine göre; sanıkların ... ve ...'ın sabıkalarının olmadığı, sanık ...'in de, engel bir sabıkasının bulunmadığı, dosyaya yansıyan herhangi bir olumsuz kişilik özelliklerinin de mevcut olmadığı dikkate alındığında “sanıkların kişilik özellikleriyle duruşmada gözlenen tutum ve davranışları nazara alındığında yeniden suç işlemeyecekleri hususunda mahkemece olumlu yönde kanaat hasıl olmadığından, suç nedeniyle katılan idarenin uğradığı zararın giderilmemiş olması” şeklindeki söz konusu zararın ne olduğuna dair bir tespit yapılamayan, yetersiz gerekçeyle sanıklar hakkında “hükmün açıklanmasının geri bırakılması”na ilişkin düzenlemenin uygulanmamasına karar verilmesi,
3- Kendisini vekil ile temsil ettiren katılan kurum lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 26.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.