Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Ülkemiz tarafından 02/05/2016 tarihinde onaylanan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine ek 7 numaralı protokolü'nün 4. maddesinde 1. fıkrasının "hiç kimse, bir devletin hukukuna ve ceza muhakemesi usulüne uygun olarak kesin bir hükümle mahkum edildiği ya da beraat ettiği bir suçtan dolayı, aynı devletin yargı yetkisi içindeki ceza yargılamaları kapsamında yeniden yargılanamaz veya cezalandırılamaz" şeklinde düzenlenmesi; 5271 sayılı CMK'nın 223. maddesinin 7. fıkrasında "aynı fiil nedeniyle aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa, davanın reddine karar verilir" hükmünün yer alması, mükerrer davadan bahsedilebilmesi için, sanık hakkında açılan her bir davanın taraflarının, suç tarihlerinin ve olayının aynı olmasının gerekmesi, somut olayda, her iki dava dosyasına konu olayların, davanın taraflarının ve suç tarihinin aynı olması karşısında; Tavas Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 26/04/2013 tarihli ve 2013/71 sayılı iddianamesiyle açılan kamu davasının reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın silahla tehdit suçundan mahkumiyetine karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve sanık ...'ın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 08/10/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.