Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.04.2016 tarihli ve 2015/573 Esas, 2016/199 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 85 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 4 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, 62 nci maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılarak 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca sürücü belgesinin 4 ay süre ile geri alınmasına 63 üncü maddesi uyarınca mahsup kararı verilmiştir.

2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 24.09.2020 tarihli ve 2016/223697 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

A. Mahalli Cumhuriyet Savcısının Temyiz Sebepleri

1.Sanık hakkında bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmamasının usul ve yasaya aykırı olduğuna,

2.Re'sen gözetilecek sebeplere
İlişkindir.

B. Katılanlar Vekilinin Temyiz Sebepleri

1.Sanığın suçu bilinçli taksirle işlediğine,
2.Ceza miktarının az olduğuna,

3.Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna
İlişkindir.

C.Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri

1.Kaza tespit tutanağının eksik olduğuna ve bu rapora dayanılarak verilen kusura ilişkin raporu kabul etmediklerine,

2.Daha az ceza verilmesi gerektiğine,

3.Re'sen gözetilecek sebeplere
İlişkindir.

1.Yerel Mahkemenin Kabulü

Olay tarihinde saat 19: 55 sıralarında sanık ... Melik Korkmaz'ın sevk ve idaresindeki kamyoneti ile Doktor Zeki Acar Caddesinden İstasyon Caddesi yönüne doğru seyir halindeyken, kavşağa yaklaştığında sollama yasağı olan yerde sollama yaparak, karşı şeritte seyreden katılan ...'in kullandığı otomobile, otomobilin şeridinde çarpması sonucu, ...'in aracında yanında bulunan babası ...'in ölümüne, katılan ...'in yaşamını tehlikeye düşürmeyecek, basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralanmasına sebebiyet verdiği, sanığın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 19.02.2016 tarihli raporunda belirtildiği şekilde "idaresindeki kamyonetle meskün mahalde sollama yasağı bulunan çift yönlü yolda hızını mahal şartlarına göre ayarlamadan süratli olarak seyrederek kontrolsüzce hatalı sollamaya geçip, karşı yön şeridini ihlal etmesi neticesinde neden olduğu olayda dikkat ve özen yükümlülüğüne uymadığından asli kusurlu olduğu, müşteki sürücü ...'in kusursuz olduğunun tespit edildiği, ölen ...'in eşi Bedriye ... ile oğlu İbrahim ...'in davaya katılarak sanık hakkında şikayetçi olduklarını beyan ettikleri bu şekilde sanığın asli kusurlu davranışı ile bir kişinin ölümüne bir kişinin de yaralanmasına neden olmak suretiyle taksirle öldürme ve yaralamaya neden olma suçunu işlediğinin sabit olduğu, kabul edilerek buna göre uygulama yapılmıştır.
2.... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 24.11.2015 tarihli ölü muayene tutanağında ...'in trafik kazasına bağlı kafa travması, selvical travma, toraks travması ve batın travmasına bağlı olarak öldüğü tespit edilmiştir.

3.Adli Tıp Kurumu ... Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen 18.03.2016 tarihli raporda ...'in basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığı tespit edilmiştir.

4.Ölen ...'in eşi olan ... ve olay nedeniyle yaralanıp ölen ...'in de oğlu olan ... kendi yaralanması ve babasının ölümü nedeniyle sanıktan şikayetçi olmuş ve 02.02.2016 tarihli oturumda davaya katılmalarına karar verilmiştir.

5.Sanık savunmalarında, önünde aynı yöne seyreden bir aracın önce sağ tarafa doğru manevra yapmak istediğini, manevra yapacağını düşünerek onun solundan geçmeyi düşündüğünü, bu sırada aracın tekrar kendi şeridine doğru yani önündeyken manevra yapınca kendisinin de bu sırada manevra yapmak için sollamaya geçtiğini, bunun üzerine karşı şeritten gelen diğer araçla çarpışma olduğunu, sollama yasağı işaretini görmediğini beyan etmiş, hükmün açıklanmasının geri bırakılması dahil lehe olan tüm hükümlerin uygulanmasını talep etmiştir.

6.Kaza tespit tutanağında, meskun mahalde, gece vakti, aydınlatmasız, çift yönlü ortasında devamlı çizgi bulunan düz eğimli caddede, sanık sürücünün sevk ve idaresindeki kamyonet ile seyir halindeyken sokak kavşağına yaklaştığında sollama yasağı olan yerde sollama yaparak karşı şeritten seyreden ...'in kullandığı otomobil ile otomobilin şeridinde çarpışmaları sonucu kazanın meydana geldiği, kazanın oluşunda sanığın şeride tecavüz etme kusurunu ihlal ettiği, sürücü ...'in kural ihlali olmadığı tespit edilmiştir.
7.... Trafik İhtisas Dairesinin 19.02.2016 tarihli raporunda, sanığın kamyonetle sollama yasağı bulunan çift yönlü yolda hızını mahal şartlarına göre ayarlamadan süratli biçimde seyredip kontrolsüzce hatalı sollamaya geçip karşı yön şeridini ihlal etmesi neticesinde neden olduğu olayda asli kusurlu olduğu, sürücü ...'in kusursuz olduğu belirlenmiştir.

Dosya içeriğine göre, sanığın sevk ve idaresindeki kamyonetle gece vakti, aydınlatmasız, meskun mahalde, sollama yasağı olduğunu gösteren devamlı çizgi ile belirlenmiş çift yönlü caddede seyir halindeyken sollama yaparak karşı şeridi ihlal etmesi neticesinde karşı yönde seyreden katılan sürücü ... idaresindeki otomobille çarpışması sonucu bir kişinin ölümüne, bir kişinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralanmasına tamamen kusurlu olarak neden olduğu anlaşılmıştır.

A.Mahalli Cumhuriyet Savcısının Temyiz Sebepleri Yönünden

1.Bilinçli Taksir Hükümlerinin Uygulanmamasının Usul Ve Yasaya Aykırı Olduğu Yönünden
Sanığın sevk ve idaresindeki kamyonetle gece vakti, aydınlatmasız, meskun mahalde, sollama yasağı
olduğunu gösteren devamlı çizgi ile belirlenmiş çift yönlü caddede seyir halindeyken sollama yaparak karşı şeridi ihlal etmesi neticesinde karşı yönde seyreden katılan sürücü ... idaresindeki otomobille çarpışması sonucu bir kişinin ölmesine bir kişinin yaralanmasına sebebiyet verdiği eyleminde bilinçli taksir koşullarının bulunduğu ve sanık hakkında TCK’nın 22/3. maddesi gereğince bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.

2.Re'sen Gözetilecek Sebepler Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

B. Katılanlar Vekilinin Temyiz Sebepleri

1.Sanığın Suçu Bilinçli Taksirle İşlediği Yönünden

Gerekçe bölümünde "A-1" numaralı bölümde açıklanan nedenle temyiz sebebi yerinde görülmüştür.
2.Ceza Miktarının Az Olduğu Yönünden
Sanığın dosyada bulunan deliller kapsamında tayin olunan eylemi bakımından, 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinde yer verilen, suçun işleniş biçimi, sanığın taksirinin yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı gibi ölçütler ile aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak sanık hakkında belirlenen temel cezanın sonuca etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edildiği anlaşıldığından hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3.Kararın Usul Ve Yasaya Aykırı Olduğu Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

C.Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden

1.Kusur Durumu Ve Alınan Raporlar Yönünden
Yargılama aşamasında düzenlenen ve hükme esas alınan ... Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 19.02.2016 tarihli raporun oluş ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, kusur durumunu kesin bir şekilde tespit ettiği anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2.Daha Az Ceza Verilmesi Gerektiği Yönünden
Sanığın dosyada bulunan deliller kapsamında tayin olunan eylemi bakımından, 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinde yer verilen, suçun işleniş biçimi, sanığın taksirinin yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı gibi ölçütler ile aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alındığında, tamamen kusurlu olarak bir kişinin ölümüne bir kişinin yaralanmasına neden olan sanık hakkında belirlenen ceza miktarı bakımından isabetsizlik görülmemiş, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3.Re'sen Gözetilecek Sebepler Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde "A-1" bölümünde açıklanan nedenle ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.04.2016 tarihli ve 2015/573 Esas, 2016/199 Karar sayıl kararına yönelik mahalli Cumhuriyet savcısının ve katılanlar vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.02.2023 tarihinde karar verildi.