İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

... 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.02.2021 tarihli ve 2020/2 49... /92 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğa karşı eziyet suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 96/2-a-b, 62,53... . maddeleri uyarınca 2 yıl 11 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiş; karar, katılan kurum vekili, katılan ... vekili ve sanık tarafından istinaf edilmiştir.

... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 04.03.2022 tarihli ve 2022/264 Esas, 2022/329 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurularının özetle kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkum edilen sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53/5. maddesinde düzenlenen fıkranın da uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunduğundan anılan maddenin hükme eklenmesi suretiyle istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

Sanığın Temyiz İstemi

Suçun işlendiğinin sabit olmadığına ve beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

Temyiz dilekçesinin içeriğine göre, sanığın temyiz isteminin, katılan ...’e karşı işlenen çocuğa eziyet suçundan kurulan hükme yönelik olduğu; diğer hükümlerin kesin nitelikte olması nedeniyle Bölge Adliye Mahkemesince ek kararla reddine karar verilip temyiz edilmediği anlaşılmaktadır. Bu nedenle; inceleme katılan ...’e karşı işlenen çocuğa eziyet suçundan kurulan hüküm yönünden yapılmış ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 21.02.2024 tarihli ve 2023/422 Esas, 2024/91 Karar sayılı ilamına göre hükmün temyiz kanun yoluna tabi olduğu belirlenmiştir.

Dava dosyası kapsamına göre, sanığın suç tarihinde sekiz yaşında olan öz çocuğu katılan ...’i sürekli olarak sopa ve şarj kablosu ile darp ettiği iddiasına ilişkin olarak;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun biçimde yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı görülmüştür. Somut olayda; sanığın “ara sıra dövüyordum”, “şaka amaçlı özel bölgelere vuruyordum, o da bana vuruyordu” şeklindeki kısmi ikrarı; katılan çocuğun aşamalardaki beyanları; sanık ve katılanla aynı evde yaşayan, görgüye dayalı bilgileri alınan tanıklar .... ile ....’nün ifadeleri dikkate alındığında, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiği anlaşılmaktadır. Vicdani kanaatin, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandığı; sanığın, katılan çocuğun ruhsal ve bedensel yönden acı çekmesine neden olan eylemlerine uyan suç vasfı ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanığın temyiz istemi yerinde görülmemiş, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 04.03.2022 tarihli ve 2022/264 Esas, 2022/329 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oybirliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca ... 7. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.09.2025 tarihinde karar verildi.