Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu aracın park yerinden çıkarken geri manevra yaptığı sırada park halinde bulunan davacıya ait aracın ön kısmına çarptığını, kaza sonrasında aracın ön tamponunun hasar gördüğünü ve darbe yerinden çatladığını, davalının tam kusurlu olduğunu, servis tarafından araçta 10.000,00 TL hasar bedeli belirlendiğini, bu şekilde aracın hasar kaydı görüneceğinden 10.000,00 TL civarında değer kaybı oluşacağının bildirildiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 1.000,00 TL maddi hasar ve 1.000,00 TL de aracın hasarlı hale gelmesi nedeniyle değer kaybı olmak üzere toplam 2.000,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, kazaya karışan aracın, kaza tarihinden önce .... Noterliğinin 31.01.2017 tarih ve ... yevmiye nolu araç satış sözleşmesi ile ... San. ve Tic. Ltd. Şti.ne satılarak teslim edildiğini, davalının araç sahibi olarak sorumluluğunun 31.01.2017 tarihli araç satış sözleşmesi ile birlikte sona erdiğini, davanın husumet yokluğundan reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, davacının aracında değer kaybı oluşturacak nitelikte bir hasarın olmadığını, hasar ve değer kaybını ispatlayıcı nitelikte herhangi bir bilgi ya da belgenin dosyaya delil olarak sunulmadığını, sigorta poliçesinin örneğinin davacıya verildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kazanın 12.02.2017 tarihinde olması, aracın hiçbir tespit yaptırılmadan onarılması sebebiyle araç yerinde incelense dahi tespitlerin kazayla illiyet bağının olduğuna dair değerlendirme yapılmasının mümkün olmadığı, araç değer kaybı zararının tespitinin mümkün olmadığı, TRAMER kayıtlarında da kazaya yönelik hiçbir kayıt bulunmadığı, davacı tarafça araç hasar tespiti konusunda tespit veya değişik iş dosyası açılmadığı, davacının açmış olduğu davayı ispatlayamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1.b.2 maddesi gereğince yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davalı ... aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı ... aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde, ... marka aracın olay tarihindeki fiyatının belli olduğunu, böyle bir kaza olgusunun aracın bedelinde değer kaybına yol açacağının açık olduğunu, yerel mahkemenin karar vermesi için illaki önce mağdurun aracını tamir ettirip fatura sunmasını gerekçe olarak izaha konu yapmasının adil yargılama olgusu olarak görülemeyeceğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
trafik kazasından kaynaklanan hasar ve değer kaybı tazminatı talebine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.