Mahkûmiyet, müsadere

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Ancak;

1. Sanığın, kovuşturma aşamasında suça konu gümrük kaçağı sigaraların gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarını süresinde Mersin Defterdarlık Müdürlüğüne yatırarak, 18.02.2021 tarihli ödeme makbuzunu dosyaya ibraz ettiği gözetilerek, sanığa soruşturma aşamasında etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmaması karşısında cezasından 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 5/2. maddesi gereğince 1/2 oranında indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,

2. Adlî sicil kaydına göre suç tarihinde sabıkası bulunmayan ve hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasını talep eden sanık tarafından gümrük vergileri ödenerek kamu zararının giderildiğinin anlaşılmasına karşın, kamu zararının giderilmediği şeklindeki dosya kapsamına uygun olmayan gerekçeyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

Açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 22.09.2025 tarihinde karar verildi.