Taraflar arasındaki “tapu iptali ve tescil” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İmamoğlu Asliye Hukuk Mahkemesince davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir.
Direnme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonunda gereği görüşüldü:
Dosya içeriğinden; ilk derece mahkemesince 22.10.2008 tarihinde direnme kararı verildiği, davacı ...’ın 07.12.2010 tarihinde öldüğü, gerekçeli kararın 01.11.2017 tarihinde davacı vekiline tebliğ edildiği ve davacı vekili tarafından hükmün 07.11.2017 tarihinde temyiz edildiği anlaşılmaktadır.
Sözleşmeden veya işin niteliğinden aksi anlaşılmadıkça sözleşme, vekilin veya vekâlet verenin ölümü, ehliyetini kaybetmesi ya da iflası ile kendiliğinden sona ermiş olur (TBK m.513/1). Davacı asılın direnme kararından sonra öldüğü ve vekâlet ilişkisi son bulduğu hâlde vekâlet ilişkisi sona eren avukat tarafından kararın temyiz edildiği anlaşıldığından; davacı ...’ın mirasçıları tarafından hükmü temyiz eden avukata verilmiş bir vekâletname var ise ibrazının sağlanması, yok ise direnme kararının mirasçılarına Tebligat Kanununa uygun olarak tebliğ edilerek temyiz süresinin beklenmesi, müteakip işlemlerin ikmalinden sonra Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmek üzere dosyanın mahalline geri çevrilmesi gerekmiştir.
Açıklanan nedenlerle;
Usul işlemlerinin yerine getirilmesi için dosyanın mahalline GERİ ÇEVRİLMESİNE, 19.04.2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.