Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği katılan vekilinin temyiz isteğinin süresinde olduğu, sanığın temyizinin süresinde olmadığı aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği katılan vekilinin temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Sanık hakkında Kemalpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 25.06.2015 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 267 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca iftira suçundan cezalandırılması talebiyle dava açılmıştır.

2. Kemalpaşa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.05.2016 tarihli ve 2015/697E, 2016/376K sayılı kararı ile sanık hakkında iftira suçundan, 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi,51 ... ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

1. Katılan vekilinin temyiz isteği; erteleme şartlarının oluşmadığına ilişkindir.

2. Sanığın temyiz isteği ise; cezanın fazla olduğuna ve haksız ceza tayin edildiğine ilişkindir.

1. Dava konusu olay, sanığın polis merkezine başvurarak olay günü saat: 10.30 sıraları katılan ile karşılaştığını, kendisini tehdit ettiğini beyanla gerçeğe aykırı olarak katılan hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını sağlamak amacıyla şikayette bulunmak suretiyle, iftira suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.

2. Katılan aşamalardaki beyanında suç tarihi ve saatinde İzmir ilinde iş yerinde olduğunu belirtmiş, tanıklar F.A ve K.G 'de beyanlarında olay saatinde katılanın iş yerinde beraber olduklarını ifade ettikleri anlaşılmıştır.

3. İncelenen kamera kayıtları neticesi de katılanın İzmir'deki iş yerinde olduğu tespit edilmiştir.

4. Tehdit suçundan katılan hakkında 25.06.2015 tarihinde takipsizlik kararı verilmiştir.

A. Sanığın temyiz sebeplerinin incelenmesinde ;
Sanığın yokluğunda verilip 09.06.2016 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 20.06.2016 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu anlaşılmakla, sanığın temyiz talebinin süresinde olmadığı görülmüştür.

B. Katılan vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde ise ;

1. Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin kovuşturmaya yer olmadığına dair verilen karar tarihi olan 25.06.2015 yerine, 28.05.2015 olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak değerlendirilmiştir.

2. İftira suçunun oluşabilmesi için;yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak işlemediğini bildiği halde,hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesi gerekir.
Bu itibarla; sanığın yukarıda açıklanan şekilde suçsuz olduğunu bildiği katılan hakkında hukuka aykırı bir fiil isnat ederek soruşturma başlatılmasına sebep olduğu, katılan ve tanık beyanları, dosyada mevcut kamera kayıtları incelenerek mağdur hakkında tehdit suçundan kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesi karşısında, sanığa yüklenen eylemin iftira suçunu oluşturduğuna yönelik mahkeme kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.

3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

4. Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki yazılı hak yoksunluklarına hükmolunamayacağının gözetilmemesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

A. Sanığın temyizi yönünden
Sanığın yokluğunda verilip 09.06.2016 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 20.06.2016 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu, hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 305 ... maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, sanığın temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Katılan vekilinin temyizi yönünden

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kemalpaşa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.05.2016 tarihli ve 2015/697E, 2016/376K sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 ... maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükümden 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasına ilişkin 4. maddesinin çıkarılmak suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.02.2023 tarihinde karar verildi.