Her üç sanık için 5237 sayılı TCK'nın 85/1,62,50/1-a, 50/4, 52/4. maddeleri gereğince mahkumiyet
... müdafii
Taksirle öldürme suçundan sanıkların mahkumiyetlerine ilişkin hükümler, sanık ..., sanıklar ... ve ... müdafii tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık ... ve Halil Hakkolmaz müdafinin, sanık ...'nın sair nedenlere ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Akkan İnşaat Şirketi yetkili temsilcisi ve ortağı olan sanık ...'ın işçi sağlığını ve iş güvenliğini sağlamak için olayın meydana geldiği inşaata şantiye şefi olarak inşaat mühendisi sanık ...'i atadığı anlaşılmakla, bu aşamadan sonra sanık ...'ın meydana gelen ölüm olayında cezai sorumluluğunun bulunmadığının gözetilmemesi,
2-5271 sayılı CMK’nın 5728 sayılı Kanun’un 562. maddesiyle değişik 231. maddesindeki ''hükmün açıklanmasının geri bırakılması"na ilişkin düzenlemenin sabıkası bulunmayan, ölenin yakınlarının şikayetçi olmadığı, duruşma tutanaklarına yansıyan olumsuz bir kişilikleri olmayan sanıklar ... ve ... hakklarında uygulanıp uygulanmamasına karar verilirken, dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar birlikte ve isabetle değerlendirilip, denetime olanak verecek ve somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle takdir hakkının kullanılması gerektiği gözetilmeden ''dosya içeriğinden anlaşılan kişiliklerine ve suçun işleniş özelliğine göre yeniden suç işlemeyecekleri konusunda mahkemece kanaat getirilemediğinden” şeklindeki yetersiz ve dosya kapsamı ile bağdaşmayan gerekçeler ile “hükmün açıklanmasının geri bırakılması”na ilişkin düzenlemenin uygulanmamasına karar verilmesi,
Kabule göre de;
3-Taksirle öldürme suçundan mahkumiyetlerine karar verilen sanıkların yargılama giderlerinden sebebiyet verdikleri miktar olarak sorumlu olduklarının gözetilmeksizin, yazılı şekilde yargılama giderlerinin sanıklardan müteselsilen tahsiline karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanık ..., sanıklar ... ve ... müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 26.12.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.