Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
1- Mahkemenin önceki kararı bozulmakla tümüyle ortadan kalktığı gözetilmek suretiyle, CMK'nın 307/1-2. maddesine aykırı olarak bozma sonrası duruşma açılmadan, taraflara diyeceklerini bildirmek için her hangi işlem yapılmadan, bozma ilamına uyulup uyulmayacağı konusunda da bir karar kurulmadan yazılı şekilde beraate hükmolunması,
Kabule göre ise;
2- Beraat eden ve kendisini vekille temsil ettiren sanık yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafii ve katılan ... vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 26.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.