Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:

Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun Dairemizce de benimsenen 13.03.2012 tarih ve 2011/6-386 esas, 2012/99 sayılı kararında açıklandığı üzere, sanıkların yokluğunda verilen kararda temyiz süresinin başlangıcının belirtilmemesi ve usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine karşın hükmün sanık ... tarafından süresinden sonra temyiz edilmesi karşısında, adı geçen sanığın temyiz dilekçesinde, bildirimde yer alan bu ifade nedeniyle temyiz süresinin ne zaman başlayacağı hususunda bir duraksama yaşandığına ilişkin herhangi bir anlatımın yer almadığı gözetilerek, sanık ...'in temyiz isteminin yasal süresinde yapılmadığı belirlenerek; yasal süresinde temyiz isteminde bulunan sanık ... yönünden yapılan incelemede;
Sanık ...'ın 02.06.2009 tarihli oturumda konut dokunulmazlığının ihlali suçu yönünden uzlaşmak istemediğini beyan etmesi karşısında, tebliğnamede yer alan bozma istemli düşünce benimsenmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre sanık ...'ın temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan Beypazarı Asliye Ceza Mahkemesinin 03.11.2009 tarih ve 2007/250-2009/599 kararının ve sanık ... yönünden temyiz isteminin reddine dair Beypazarı Asliye Ceza Mahkemesinin 16.03.2010 tarih ve 2007/250-2009/599 sayılı ek kararının tebliğnameye kısmen uygun olarak ONANMASINA, 26.12.2012 tarihinde oy birliği ile karar verildi.