Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalıya ait hastane işyerinde 08.03.2006’dan işten haksız olarak çıkarıldığı 28.09.2013’e kadar tıbbi sekreter olarak çalıştığını,davacının işyerinde diğer bir personelin haksız baskılarına, şiddetine maruz kaldığını, bu konuda 26.09.2013 günlü dilekçe ile hastane yönetimine başvurduğunu iddia ederek bir kısım işçilik alacağı talebinde bulunmuştur.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının iş arkadaşı ile darp ve hakaret ile sonuçlanan tartışması sonucu işyeri düzenini bozduğunu, disiplin kurulu kararı ile iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanılan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.

1-Dosyadaki yazılara, belgelere ve tüm dosya kapsamına göre; davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2-Hizmet süresi taraflar arasında tartışmalı olup davacı işçi 08.03.2006 tarihinde işyerinde çalışmaya başladığını yazılı delil ya da o tarihte işyerinde çalışan tanık anlatımları ile yöntemince ispat edememiştir. Davacının işe girerken işverene ibraz ettiği bazı belgelerin daha önceki tarihi içermesi işe giriş tarihi noktasında delil niteliğinde değildir. Böyle olunca SGK kayıtlarına göre 06.06.2006 tarihinde davalı işveren nezdinde çalışmaya başladığının kabulü ile hesaplamaya gidilerek isteklerle ilgili hüküm kurulmalıdır.

3- Davacının imzasını taşıyan 2013 yılı Eylül ayı bordrosunda tahakkuk eden ücretin ödendiği kabul edilmesi sonucuna göre sözü edilen ücret alacağının reddine dair hüküm kurulmalıdır.

4-Islah yolu ile davaya konu tazminat ve alacakların artırılması üzerine davalı vekili tarafından usulüne uygun olarak zamanaşımı defi ileri sürülmüş olup, sözü edilen savunma dikkate alınarak gerekirse ek hesap raporu alınmak sureti ile ıslaha karşı zamanaşımı defi değerlendirilerek isteklerle ilgili hüküm kurulmak üzere kararın bu yönlerden bozulması gerekmiştir.

Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 12/10/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.