5237 sayılı TCK'nın 85/1, 53/1,53/6,63. maddeleri gereğince mahkumiyet

Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın, eksik incelemeye, hükmün açıklanmasının geri bırakılması gerektiğine, lehe hükümlerin uygulanmamasına ve sair yönlere ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın üzerine atılı taksirle öldürme suçundan hapis cezası ile mahkumiyetine hükmedildiği, sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının 5237 sayılı TCK'nın 50. maddesi gereğince seçenek yaptırımlardan adli para cezasına çevrilebileceği, tali kusurlu olan sanığın sabıkasının olmamasına ve duruşma tutanaklarına yansıyan olumsuz bir kişiliğinin bulunmamasına, kaza sonrası kaçmayarak yardım etmesine rağmen, hükümde "sanığa ceza tertibinde belirtilen gerekçeler göz önüne alındığında her hangi bir başkaca lehe uygulama yapılmaması gerektiği kanatine varılmış" şeklindeki yerinde olmayan ve denetim olanağı sağlamayan gerekçelerle, hapis cezasının adli para cezasına çevrilmemesi,
Kabule göre de;
5237 sayılı Kanun'un 53/1. maddesinin ancak kasıtlı suçlarda uygulanabileceğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 26.12.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.