Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.12.2012 tarihli ve 2012/1103 esas, 2012/1330 karar sayılı kararı ile sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 207/1,62,53 ve CMK'nın 231/5 maddeleri uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve bu kararın sanığın itirazı üzerine 23.01.2013 tarihinde kesinleştiği, Tavşanlı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.02.2018 tarihli 2015/7 54... /278 karar sayılı ilamı ile sanığın denetim süresi içerisinde 30.10.2014 tarihinde işlediği kasten yaralama suçundan mahkumiyetine karar verilmiş ve bu kararın kesinleşmesi üzerine iş bu dosyaya ihbarda bulunulmuştur.
2.Ankara 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.03.2019 tarihli ve 2018/830 esas, 2019/375 karar sayılı kararı ile CMK'nın 231/5 hükmü uyarınca açıklanması geri bırakılan kararın CMK'nın 231/11 hükmü uyarınca açıklanarak sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan TCK'nın 207/1,62... . maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir.
3.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin 18.11.2021 tarihli ve 2019/1359 esas, 2021/1702 karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusunun kabulü ile duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde 5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası a ve c bendi uyarınca beraatine kararı verilmiştir.
Katılan vekilinin temyiz isteği; sanığın atılı suçu işlediğine, usul ve yasaya uygun olmayan bölge adliye mahkemesi kararının bozulmasına, vekalet ücreti ve yargılama giderinin sanığa yükletilmesine ilişkindir.
5271 sayılı CMK’nin 231/8-son cümlesi uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 23.01.2013 tarihinden, denetim süresi içinde ikinci suçun işlendiği 30.10.2014 tarihine kadar dava zamanaşımının durduğu gözetilerek yapılan incelemede;
Sanığın yargılama konusu "özel belgede sahtecilik" suçunun 5237 sayılı Kanun'un 207/1 maddesi uyarınca belirlenecek cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 inci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşım süresinin öngörüldüğü ve 12.10.2011 suç tarihinden temyiz incelemesi tarihine kadar bu sürenin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen olağanüstü zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara 17. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.09.2025 tarihinde karar verildi.