Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; 11.05.2013 tarihinde davacı şirkete ... numaralı poliçe ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortalısı olan ...'e ait ...plakala sayılı araç... sevk ve idaresindeyken sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybederek ters şeride geçip önce kaldırıma sonra da bahçe duvarına çarpması sonucu tek taraflı trafik kazası meydana geldiğini, gerçekleşen kazada sürücü...'ın vefat ettiğini, gerçekleşen kazada hayatını kaybeden...'ın hak sahipleri tarafından davacı şirket aleyhine destekten yoksun kalma tazminatı talepli dava açıldığını ve sonuçta 348.487,20 TL tazminat ödendiğini, ödenen tazminatın davalıdan tahsili için icra takibi başlatıldığını ancak takibe itiraz edildiğini belirterek başlatılan icra takibine itirazın iptali ile takibin devamına ve takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davalının aracını tamirhaneye bıraktığını, kazadan sonra tamirci olan kardeşinin kendisini araması üzerine olaydan haberdar olduğunu, aracı kazada vefat eden ...'a tamirhaneden verildiğini, davalının araç üzerindeki fiili hakimiyeti olmadığından işleten olmadığını, KTK'nın 104. maddesi gereğince davacının olaydan sorumlu olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, davalı ...'in aracını tamir için abisine ait tamirhaneye bıraktığı, burada tamirhane sahibi abisi tarafından aracın emaneten başka şahsa kullanılması için verildiği, davacı asılın aracın emanet verildiğine ilişkin bir bilgisinin bulunmadığının, hem ihbar olunan ... hem de istikrarlı birbirini doğrulayan tanık anlatımlarında geçtiği, söz konusu kazanın aracın tamirhane tarafından emanet verilen dava dışı 3. kişi tarafından gerçekleştirildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine; Bölge Adliye Mahkemesince, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle belirtilen eksiklikler giderilerek sonucuna göre bir karar verilmek üzere davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
Mahkemenin tarih ve sayısı yukarıda yazılı kararıyla, hali hazırda iş yerinin kapatıldığı anlaşıldığından aracın tamirhaneye teslimine ilişkin kayıt ve belgelere ulaşılmasının hukuken mümkün olmadığı, ancak kaldırma kararı öncesinde dinlenen tanık anlatımları, ihbar olunanın samimi beyanları, ihbar olunana ait vergi kayıtları, kolluk tarafından yapılan araştırma sonucu düzenlenen tutanak, Kayseri 1. Asliye Ceza Mahkemesinin ilgili dosyaları kapsamında ihbar olunan ... (...) ...'in 2015 yılı öncesinde araç tamir işi ile uğraştığı ve aracın ihbar olunana teslim edildiği anlaşılmakla KTK'nın 104. maddesinin somut uyuşmazlıkta uygulanması gerekip araç malikinin işletenlik sıfatının ortadan kalktığı ve sigorta şirketinin sorumluluğunun son bulduğu kabul edilmiş ve rücu şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine; Bölge Adliye Mahkemesince, somut olayın özelliklerine uygun bilirkişi raporu, İlk Derece Mahkemesinin olay nitelendirilmesi ve gerekçesi nazara alındığında, davaya konu sigortalı aracın kaza öncesinde ihbar olunan dava dışı ... (...) ...'e tamir amacı ile bırakıldığı, Karayolları Trafik Kanunu'nun 104. maddesi kapsamında davalının işleten sıfatının ortadan kalkması nedeni ile davanın reddine ilişkin kararda yazılı açıklamalara, yasal sebep ve gerekçelere binaen istinaf edilen kararda usul, yasa ve dosya kapsamı yönlerinden bir aykırılık bulunmadığı, bu nedenlerle davacının istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacı taraf delillerinin değerlendirilmediğini, davalı tarafın, sahibi olduğu motorlu aracın tamir için kendisi tarafından ihbar olunan ...'e teslim edildiğini, ihbar olunan ... tarafından da aracın...'a emanet olarak verildiği iddiasında olduğunu, söz konusu iddiaların hukuki sorumluluktan kurtulmak amacı taşıdığını, eğer ki, teşebbüs sahibinin motorlu araç üzerinde eylemli olarak mutlak fiili hakimiyeti bulunmuyorsa, hukuken somut olayda farazi işleten kavramının var olduğundan söz edilemeyeceğini, 104. maddede öngörülen farazi işleten kavramının, araç sahibi olan gerçek işletenin sorumluluğun kaldırabilmesi için gereken unsurların da somut olayda bulunmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Uyuşmazlık, trafik kazası sonucu vefat edenin yakınlarına yapılan sigorta ödemesi nedeniyle yapılan ödemenin aracın işleteni olan davalıdan rücuen tazmini talebine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere aracın uzun süreli olarak tamirhaneye bırakılmış olmasına göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.