Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmiş olup duruşma istemi miktar itibarıyla reddedilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; İçişleri Bakanlığı Mahalli idareler Kontrolörlüğü tarafından ... Belediyesinde yapılan denetimde, Belediye Başkanı olan davalı ... ile ...'ın, kamu zararına neden olduklarının tespi edildiğini, ... İcra Müdürlüğünün 2017/72 Esas sayılı dosya ile 1.785.869,63 TL asıl alacak ve 357.565,35 TL işlemiş faiz ve toplamı 2.143.434,98 TL üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalıların itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek, itirazın iptali ile davalıların takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmelerini talep etmiştir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacı kurumun iddiaları ve kurum zararı olarak belirlemiş oldukları rakamın soyut iddialar içerdiğini ve gerçeklikten uzak olduğunu, davalının belirtilen tarihlerde ... Belediyesinde Mali Hizmetler Müdür vekili olarak görev yaptığını, kanser hastası olan eşinin tedavisi için sürekli olarak şehir dışında bulunduğunu, 3-4 ay gibi aralıklarla mazeretli olarak görevinin başında olamadığını, görevde olmadığı dönemlerde yapılan işlemde sorumlu olmasının hukuken mümkün olmadığını, diğer davalı Belde Belediye Başkanının görevden alınıp yerine ... Kaymakamının kayyım olarak atandığını, kaymakamın atandığı tarihte de davalının ... ... Hastanesinde eşinin tedavisi ile ilgilendiğini, bu hususların belediyeden istendiği takdirde görülebileceğini, söz konusu belgelerde imzası olmadığı, izinli ya da raporlu olduğunu, suçun maddi unsurlarının gerçekleşmediğini ve davacının takip konusu alacağın %20 sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafça hukuka aykırı bir şekilde takibe konu iddialara ilişkin oluşmuş herhangi bir zarar söz konusu olmadığını ve bu sebeple yazılı bir bilgi ve belge olmadığını, davalı hakkında var ise soruşturma ve kovuşturma evraklarının dosya arasına alınmasını, ilgili işlerin yapılıp yapılmadığı hususunun yerinde tespiti için keşif talep ettiklerini, müfettiş raporlarının konu edilen hususlarda tarafsız bilirkişilerden rapor alınmasını, belediye başkanlığındaki bilgi ve belgeler dikkate alınarak davanın reddi ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda yazılı kararıyla; davanın kısmen kabulü ile davalıların ... İcra Dairesi 2017/72 esas sayılı icra takip dosyasına yapmış oldukları 132.069,37 TL lik kısma ilişkin itirazlarının iptali ile takibin 132.069,37 TL lik asıl alacağa ilişkin kısım yönünden devamına, ... ve ...'ın müşterek müteselsil sorumlu oldukları tutarın 104.599,37 TL olduğunun tespitine, buna ek olarak kişisel olarak ise ...'in 26.340,00 TL; ...'ın ise 1.040,00 TL borcunun olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin talebin ve icra inkar tazminatına ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davacı vekili ve davalılar vekillerince istinaf edilmesi üzerine; Bölge Adliye Mahkemesince davacı ve davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacı tarafından başlatılan takibe haksız olarak itiraz edildiğini, davanın tümden kabulüne karar verilmesi gerekirken kısmen kabulünün hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; dosyada mevcut bilirkişi raporlarına dayanak gösterilen müfettiş raporlarının İçişleri Bakanlığı müfettişlerince hazırlanmış tarafsız olamayan raporlara dayanılarak hazırlandığını, davalının ... belediye başkanı iken yerine kayyum atandığını, davalı zamanında yapılan tüm harcamalar usulsüz kabul edilerek kurum zararı olarak değerlendirildiğini, davalının yargılama sürecinde cezaevinde tutuklu olduğunu, haklılığını ortaya çıkaracak bilgi ve belgeler ile lehine olan delillere ulaşma imkanı da olmadığını, dosyada mevcut bilirkişi raporları arasında ciddi çelişkiler olmasına rağmen bu çelişkiler giderilmeden karar verildiğini, Belediye'nin mali imkanları olmaması sebebiyle ödenemeyen borçların da davalıya yükletilmeye çalışılmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

belediye başkanı ve saymanı olan davalıların kurumu zarara uğrattıkları gerekçesiyle başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, dosya kapsamı esas alınarak düzenlenen bilirkişi raporunun denetlenebilir, açık ve anlaşılır olmasına, dosya kapsamına göre kamunun zarara uğratılmış olduğunun anlaşılmasına göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda dökümü yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıdan ve davalıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.