Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Mahkemenin 19.10.2004 gün ve 2002/170-2004/318 sayılı gerekçeli kararının sanık müdafii sıfatıyla Av. Erdoğan Kepçe'ye 15.03.2006 tarihinde tebliğ edildiği ve sanık müdafiince 21.03.2006 tarihinde yapılan temyiz istemi üzerine yapılan incelemede, Dairemizin 22.12.2011 gün ve 2011/2079-10067 sayılı ilamı ile dosyanın iadesine karar verilerek kendisine zorunlu müdafii atandığından haberdar olmayan sanığa kararın tebliğ edilmesinin ve zorunlu müdafisinin yaptığı temyiz istemine onay verip vermediği ile kendisine bir vasi atanıp atanmadığının sorularak beyanının bir tutanak ile saptanılmasının istendiği, iade sonrası sanığın 12.11.2012 tarihinde yapılan duruşmada müdafiinin temyiz isteğini kabul ettiğini ve vasisi olmadığını beyan ettiği anlaşılmakla, sanık ... hakkında yapılan incelemede;
Sanığın eylemlerinin 5237 sayılı TCK'nun 142/1-b maddesinde tanımlanan hırsızlık, 116/1 maddesinde tanımlanan işyeri dokunulmazlığını bozma ve 151/1. maddesinde tanımlanan mala zarar verme suçlarını oluşturduğu ve bu suçların gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre; aynı Yasanın 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık asli zamanaşımının, karar tarihi olan 19.10.2004 gününden karar tarihine kadar geçmiş olması;
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 26.12.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.