Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;

1- Hükümlü ve arkadaşlarının suç işledikleri sırada görülüp eşgal bilgileri verilmek suretiyle ihbar edilmeleri üzerine olay yerine gelen polislerin parkta yaptıkları kontrolde eşgale uygun hükümlü ve arkadaşlarının yakalandığı etrafta yapılan kontrolde basketbol sahasının duvar dibinde çalınan malzemelerin bulunduğunun anlaşılması karşısında eylemin tamamlanmış olduğu ve etkin pişmanlık hükümlerinin uygulama şartlarının olayda bulunmadığı gözetilmeden hükümlü hakkında teşebbüs ve etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması

2-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.12.2005 tarih, 2005/3-162-173 ve 11.07.2006 tarih, 2006/5-182/182 sayılı kararlarında belirtildiği üzere; sonraki yasa ile suçun unsurlarının veya özel hallerinin değiştirilmesi, cezanın tayin ve takdiri ile artırım ve indirim oranlarının belirlenmesi, seçimlik cezalardan birinin tercihi ve seçenek yaptırımların ya da cezanın kişiselleştirilmesini gerektiren hallerde lehe Yasanın belirlenmesi amacıyla verilen uyarlama kararlarının duruşma açılarak verilmesi gerekli olduğunun gözetilmemesi

3-Hükümlü hakkında yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden sanığın sabıkasının silinme şartlarının oluştuğu gözetilmeden CMK'nun 231/5. maddesinin uygulanmamasına karar verilmesi,

4- Hükümlü hakkında TCK'nun 53. maddesinin uygulanmaması,

5- Kabule göre de;
Hükümlü hakkında müşteki ...'a karşı eylemi sebebiyle kurulan hükümde 62. maddenin uygulanması sırasında,müşteki ...'a karşı eylemi sebebiyle kurulan hükümde 168. maddenin uygulanması sırasında cezanın eksik hesaplanması,

Bozmayı gerektirmiş, hükümlü ...'un temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, infaz aşamasında hükümlü lehine uygulamaların kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine 26.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.