Hükümlülük, zoralım

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra

Marka hakkına tecavüz suçunda 5271 sayılı CMK.nun 231.maddesinin tatbikine esas, basit araştırma ile tespiti mümkün ve ödenmesi gereken somut bir zarar söz konusu olmayıp "zarar miktarının ödenmemesi" ve sanık hakkında daha önce açıklanması geri bırakılan hüküm bulunduğu halde kesinleşmiş ceza mahkumiyeti olduğu gerekçe gösterilerek CMK.nun 231.maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi isabetli değil ise de; yerel mahkemece CMK.nun 231.maddesinin uygulanmaması hususunda ayrıca "sanığın duruşmada izlenen, gözlenen, dosya kapsamından anlaşılan kişiliği ile ileride tekrar suç işlemeyeceğine ilişkin olumlu izlenim elde edilmediğinden takdiren" gerekçesine de dayanılarak sübjektif koşullar yönünden yeterli değerlendirme yapılması nedeniyle bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Hükümden önce 01.03.2008 gün ve 26803 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5739 sayılı Yasanın 5.maddesi ile yapılan değişiklikle, 5237 sayılı TCK.nun 50/6.madde ve fıkrasında yer alan "yaptırım" ibaresinin "tedbir" olarak değiştirilip, 5275 sayılı Yasanın 106.maddesinin 4. ve 9.fıkralarının yeniden düzenlenip, 10.fıkrasının da yürürlükten kaldırılması karşısında, hükümde infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde "ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin bilinmesine" karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olup, bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8.maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 322.maddesi gereğince, hükümde yer alan "ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin bilinmesine" ibaresinin çıkarılması ve diğer hususların aynen bırakılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 25.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.