Mahkûmiyet

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Hükmün verildiği ve sanığın hazır bulunduğu 22.03.2016 tarihli son oturumda, sanığın son sözleri sorulmadan duruşmanın bitirilip hüküm verilmek suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 216/3. maddesindeki "Hükümden önce son söz hazır bulunan sanığa verilir" emredici hükmüne aykırı hareket edilerek savunma hakkının kısıtlanması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeksizin, Tebliğname'ye aykırı olarak hükmün BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.06.2025 tarihinde, oy birliği ile karar verildi.