Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul Anadolu 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.12.2019 tarihli ve 2019/237 esas, 2019/588 karar sayılı kararı ile sanık hakkında bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması sureti ile dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 158/1-f.son, 62,52/2-4,53 maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis ve 19.975,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve taksitlendirmeye karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, 15.12.2021 tarihli ve 2020/657 esas, 2021/2415 karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun kabulü ile duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde 5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin birinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması sureti ile dolandırıcılık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası e bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
Katılan vekilinin temyiz isteği; mahkemenin usul ve yasaya aykırı beraat kararının bozulmasına ilişkindir.
Katılan ... Pazarlama ve İletişim Hizmetleri Ltd. Şti'nin "....com" isimli internet sitesinde gördüğü reklamdaki ... marka bilgisayarı satın almak için 05...56 ... 671 98 99 numaralı hatları arayarak iletişime geçtiği, ... marka 27 58... .4GHZ, 8Gb Ram 1 Tb Fusion Drive Disk, AMD Pro 570 4 GB ekran kartı model bir bilgisayar siparişi vererek ürün bedeli olan 10.000 TL'yi 27.11.2018 tarihinde telefonda bildirilen sanığın yetkilisi olduğu ... Yayıncılık Ltd Şti'ne ait ... TR...31 IBAN nolu hesaba yatırdığı, devamı süreçte katılan şirkete kargo ile gönderilen paketten yanlış laptop çıkması üzerine katılan şirketin ürünü iade ederek satıcıyı bilgilendirdiği, ancak para iadesi ve yeni ürün gönderilmediği bu haliyle sanığın internet üzerinden ilan verip sipariş edilenden farklı ve çok daha değersiz ürün gönderip yanlış gönderildiği, yerine sipariş edilen ürünün gönderileceği söylenerek ürünün iadesi sağlanıp yerine hiçbir ürün gönderilmeyip para iadesi de yapılmayarak haksız menfaat sağlamak suretiyle üzerine atılı nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği iddia edilen olayda;Uyap sistemi marifetiyle yapılan sorgulama sonucunda temin edilen katılan şirketin davacısı, sanığın yetkilisi olduğu şirket ile sanığın davalısı olduğu İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/804 Esas sayılı dava dosyasının dosyaya celbi ile incelenerek sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği halde; İlk Derece Mahkemesince bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması sureti ile dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusu üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a. maddesi delâletiyle aynı Kanun’un 303/1-a. maddesi uyarınca beraat kararı verilmiş ise de; mevcut delillerin yeniden değerlendirilmesi suretiyle yeni bir hüküm kurulup İlk Derece Mahkemesinin olaya ilişkin kabulünden farklı olarak beraat kararı verilmesinin, 5271 sayılı Kanun'un 303/1-a. maddesi kapsamına girmediği ve bu hususa ilişkin değerlendirmenin aynı Kanun'un 280/1-g. maddesine göre duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin ikinci fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması suretiyle yapılabileceği gözetilmeden, duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda sanığın beraatine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, katılan vekilinin temyiz nedeni yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.09.2025 tarihinde karar verildi.