SUÇLAR: Dolandırıcılık, rüşvet alma, 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Diğer Aletler Hakkında (6136 sayılı Kanun) Kanun'a muhalefet

HÜKÜMLER: Beraat (sanıklar ... ve ... hakkında dolandırıcılık suçundan), mahkumiyet (sanıklardan ... hakkında rüşvet alma, katılan sanık ... ile sanıklar ... ve ... hakkında 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçlarından)

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Katılan sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, sanıklar ... ve ... hakkında dolandırıcılık suçundan verilen beraat hükümleri ile müvekkili hakkında 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik olduğu gözetilerek yapılan incelemede;

1. Katılan sanık ... ile sanıklar ... ve ... hakkında 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanıklar ... ve ...'in 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun Kanun'un 37/1. maddesi uyarınca katılan sanık ... ile fikir ve eylem birliği içinde suç işledikleri gözetilmeden, haklarında aynı Kanun'un 39/1-2.c maddesinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Bozmaya uyularak gereği yerine getirilmiş, delillerle iddia ve savunma, yapılan yargılama göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan yerinde görülmeyen katılan sanık ... ve sanık ... müdafiileri ile sanık ...'ün temyiz itirazlarının reddiyle eleştirilen husus dışında usul ve kanuna uygun olan hükümlerin ONANMASINA,

2. Sanıklardan ... hakkında rüşvet alma suçundan verilen mahkumiyet, ... ve ... hakkında dolandırıcılık suçundan verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Katılan sanık ...'ın temyiz dışı sanık ... aracılığıyla sanık ... ile polis memuru olan sanık ...'ten silah temin ettiği, daha sonra ...'ın silahı satın almaktan vazgeçerek verdiği parayı geri istemesi üzerine ...'in ... ile görüşüp başka bir silah getireceğini söyleyerek ikna ettiği ve ele geçirilemeyen silahı ...'a getirdiği ancak bu silah ...'in üzerindeyken polis memuru sanık ... tarafından araç içinde yakalandığı, ...'ın görevi gereği ...'in üzerinde yakaladığı silah hakkında yasal işlem yapmamak için sanık ...'dan para aldığı iddiası ile açılan kamu davalarında; sanıklardan ... ve ... hakkında dolandırıcılık suçundan beraat, ... hakkında rüşvet alma suçundan mahkumiyet hükümleri verilmiş ise de; olayın gelişimi ve ...'ın aşamalardaki tutarlı anlatımları ile ...'ın ...'ın istediği parayı vermek istememesi üzerine ...'in ...'ı para vermesi için sürekli ikna etmeye çalıştığı, ...'ın para vermek istememesi nedeniyle taraflar arasında bir rüşvet anlaşmasından bahsedilemeyeceği, ... ile ...'in fikir ve eylem birliği içinde hareket ederek ...'ın üzerinde mizansen olarak silah yakalatmaya çalıştıkları nazara alındığında, ...'ın eylemlerinin kül halinde icbar suretiyle irtikap suçunu oluşturabileceği ...'in eyleminin ise bu suça iştirak etme olarak değerlendirilebileceği gözetilerek, ... ve diğer sanıkların savunmaları birlikte değerlendirilip tartışıldıktan sonra hasıl olacak sonuca göre sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hükümler kurulması,
Kabule göre de;
Sanıklar ... ve ...'a yüklenen dolandırıcılık suçunun 5237 sayılı Kanun'un 157. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e maddesinde belirtilen 8 yıllık asli zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan 28.11.2012 sorgu ile hüküm tarihi arasında bu sürenin gerçekleştiği dikkate alınarak kamu davalarının düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde hükümler kurulması,
Kanuna aykırı, katılan sanık ... ile sanık ... müdafiilerinin ve sanık ...'in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek, sanık ... hakkında rüşvet alma yönünden kazanılmış hak saklı kalmak kaydıyla, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. ve 326/son maddeleri uyarınca hükümlerin BOZULMASINA 18.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.