Taraflar arasında görülen davada İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10.06.2013 tarih ve 2012/217-2013/217 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, dava dışı S.. F.. Corporation Şirketi'nin, müvekkili sigorta şirketinin 26414514 nolu blok emtia abonman sigorta poliçesi ile sigortalısı olduğunu, 1504 koli toplam 19.118,85 kg kuru kayısı cinsi emtianın sigorta ettiren konumundaki dava dışı K.. Gıda Tekstil A.Ş'nin 01.07.2009 tarihli 47209 nolu faturası ile sigortalı firmaya satıldığını, emtianın nihai alıcısının W.. Farms INC olduğunu, 1 adet 20'lik konteynere istiflenen emtianın bu alıcıya teslim edilmek için davalı nakliyeci şirkete ait B.. STAR gemisine yüklendiğini, İsrail’in Haifa limanında emtianın konteynerlerinin buradan ZIM ONTARIO 2 adlı gemiye aktarıldığını, N.. York Limanı'nda tahliye edildiğini, emtia konteynerlerinin kamyonlarla taşınıp, alıcı firmaya getirildiğini, konteyner muhtevasında ezilme ve ıslanma bulunduğunun tespit edilip, bildirmesi ile ekspertiz incelenmesi yapılıp 13.10.2009 tarihinde A.. Uluslararası E.. Hizmetleri Ltd. Şti. tarafından rapor hazırlandığını, 138 koli emtianın hasarlı olduğunu, konteyner kapaklarının ve contanın zayıf olması ve içine su girmesi nedeniyle emtianın hasar gördüğünü, toplam hasar miktarının 4.475,13 USD olduğunu, 27.10.2009 tarihinde bu bedelin sigortalıya ödendiğini, davalıya 14.08.2009 tarihinde ihtarname gönderilmesine rağmen ödeme yapılmadığını, bu nedenle İzmir 21. İcra Müdürlüğü’nün 2010/9360 Esas sayılı dosyası ile 4.475,13 USD karşılığı 6.665,24 TL'nin tahsili için takip yaptıklarını, takibe itirazla takibin durduğunu belirterek itirazın iptali takibin devamına ve % 40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, taşımanın FOB satış türünde deniz aşırı satış olduğunu, aynı zamanda TTK'nın 1237. maddesi gereğince davanın malları teslim edildiği tarihten 1 sene geçtikten sonra açıldığını, zamanaşımının geçtiğini, davanın fiili taşıyıcı B... Denizcilik A.Ş’ye ihbarının gerektiğini, bu tür taşımalarda gönderenin/davacının hak ve yükümlülüklerinin emtianın gemiye yüklenmesiyle, yani malın küpeşteyi geçmesiyle sona erdiğini, taşıma konusu emtianın konteynera yüklenmesi, mühürlenmesi işleminin gönderici tarafından yapıldığını, müvekkiline mühürlü olarak teslime edildiğini, söz konusu konteynerın kapalı olduğunu, bu nedenle müvekkilinin kontrol etme imkanının bulunmadığını, ayrıca konşimentoda konteynera gönderici tarafından yüklendi (S.. Load, Count&Seal-gönderici tarafından yüklenmiş sayılmış ve mühürlenmiştir) kaydının bulunduğunu, yine FCL/FCL ile konteynerin gönderici tarafından mühürlendiği kaydının da bulunduğunu, malların konteynere yüklenmesi, istifi ve sayımı, konteynerin mühürlenmesi, konteynerin taşımaya elverişliliğinin denetimi gönderenin sorumluluğunda olduğu, konşimentoya derc edilen bu şerhin taşıyanın aleyhine karine teşkil etmesine engel olduğu, müvekkili şirkete hasarı bildiren usule uygun bir ihbar yapılmadığı, taşımanın Türkiye Amerika arasında gemi vasıtasıyla yapıldığını, taşımada meydana gelen hasarlar için teslimi takip eden üç gün içerisinde hasar ihbarının yapılmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
İhbar olunan şirket; usulüne uygun tebligat yapılmadığını, müvekkilinin taşıyan olmadığını belirterek ihbarı kabul etmediğini beyan etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında yapılan yazışmalar ve e-mail kayıtlarına göre; davalı-taşıyıcı şirketin sigortalı K.. Gıda A.Ş’ye konteynerin alım yerini/limanı bildirdiği ve dolayısıyla davalı tarafça konteynerin temin edildiği, taşımaya konu olan 138 koli kuru kayısının ekspertiz raporlarında belirlendiği üzere; konteynerin kapaklarındaki contanın zayıf olması nedeniyle içeriye giren yağmur sularının emtiayı bozduğu ve emtianın hayvan yemi olarak kullanılabilecek nitelikte bulunduğu/hiçbir ekonomik faydasının bulunmadığı, olaya konu olan yük zararının taşımada kullanılan konteynerin denize elverişsizliğinden kaynaklandığı, konteyner taşıyan tarafından tedarik edilmiş olduğu için bu taşıma kabının aynı zamanda geminin alonju sayılacağı, konteynerdeki elverişsizliğin bu halde geminin denize elverişsiz olmasına neden olacağı, dolayısıyla taşıyanın ortaya çıkan zarardan TTK'nın 1019. maddesi (taşıyanın geminin elverişsizliğinden doğan sorumluluğu) uyarınca sorumlu olacağı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının itirazının iptaline, benimsenen 24.05.2013 tarihli bilirkişi raporuna göre de belirlenen davacı sigortacının yaptığı 4.475,12 USD’lik ödemenin karşılığı 6.665,24 TL asıl alacak ve 760,20 TL işlemiş faiz olmak üzere 7.425,44 TL üzerinden takibin aynen devamına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava, emtia nakliyat sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat alacağının rücuen tahsili amacıyla davalı taşıyan aleyhine başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak; davalı, konişmentonun özel şartlar bölümünde yer alan 18/3. maddesine göre, kayıp ve hasar durumunda zarar tazminatının belirlenmesinde kg başına 2 USD ödeneciğinin esas alınacağını ve tazminatında buna göre hesaplanması gerektiğini ileri sürmüş olup, gerek bilirkişi heyeti raporunda gerekse mahkeme kararında davalının bu savunması üzerinde durulmamıştır. Bu itibarla mahkemece, konşimentonun ilgili bölümleri de getirtilerek
konusunda uzman bilirkişiden savunma doğrultusunda rapor alınmaksızın eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3-Kabule göre de; dava konusu tazminat alacağı likit olmayıp miktarının tespiti yargılamayı gerektirdiğinden, davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi de doğru olmayıp, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz tirazlarının REDDİNE, (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.