SUÇLAR: Zimmet, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'na (1163 sayılı Kanun) muhalefet
HÜKÜMLER: Mahkumiyet (zimmet suçundan ..., ... ve ... hakkında), düşme (1163 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan sanıklar ... ve ... hakkında)
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanıklar ... ve ... hakkında 1163 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan kurulan düşme hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
Bozmaya uyularak gereği yerine getirilmek ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen kamu davalarının ön ödeme nedeniyle düşmesine dair hükümler usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılanlar vekilinin temyiz itirazının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
Sanıklar ..., ... ve ... hakkında zimmet suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde ise;
09.04.2014 tarihli ilk hükümde sanıklar hakkında atılı suçtan kurulan mahkumiyet hükümlerinin Dairemizin 07.07.2021 tarihli ve 2017/3839 Esas, 2021/3418 Karar sayılı ilamıyla; "...sanıkların savunmalarında söz konusu genel kurul kararı doğrultusunda harcamalar yapıldığını, yapılacak işlerde gecikmeler sebebiyle söz konusu şikayetlerin vaki olduğunu belirtmeleri nazara alınarak, maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkarılabilmesi açısından, sanıkların savunma ve temyiz dilekçelerinde belirttiği harcama kalemlerinden ibraz etmeleri halinde ödeme ve diğer belgeleri temin edilerek kooperatife ait defter, kayıt, belge ve tüm dokümanların dava dosyasıyla birlikte Sayıştay emekli uzman denetçilerinden seçilecek yeni bir bilirkişi heyetine tevdi edilip; sanıkların görev tarihleri arasındaki kooperatifin tüm gelirleri ile giderleri belirlenip, kasa mevcutlarıyla karşılaştırılması, buna göre her bir sanığın sorumluluğunu irdeler şekilde, zimmetlerinde kooperatif parası bulunup bulunmadığı, varsa miktarının ne olduğu, sanıkların bu işlemler yönünden sorumlulukları hususlarında ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmasından sonra hasıl olacak sonuca göre hukuki durumlarının ayrı ayrı takdir ve tayini yerine eksik inceleme ve yetersiz gerekçelerle yazılı şekilde hükümler kurulması..." gerekçesiyle bozulduğu ve bozma ilamına uyulmasına karar verildiği halde gereğinin tam olarak yerine getirilmediği, bu kapsamda; maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkarılabilmesi açısından, sanıkların kooperatif yönetiminde bulundukları dönemde kooperatife ait hangi eksik imalatların tamamlandığının, kooperatif işlerinin kim ya da kimler tarafından yürütüldüğünün tespit edilmesi, sanık ... tarafından soruşturma aşamasında 20.11.2012 tarihli kolluk tutanağıyla dosyaya ibraz edilen faturalar ile savunmada geçen veya dosyada mevcut tüm fatura ve belge asıllarının kayıtlı olduğu defter ve evrakın incelenmek üzere ilgili firmalardan temini, gerektiğinde faturaların düzenleme tarihlerinde firma yetkilisi olan ve beyanlarda adı geçen şahısların tanık sıfatıyla ifadelerine başvurulması, buna göre yapılan harcamaların gerçek olup olmadığının belirlenmesi, akabinde eksik olanlar da tamamlanmaya çalışılarak kooperatife ait defter, kayıt ve belgeler ile tüm dokümanların dava dosyasıyla birlikte konunun uzmanı Sayıştay emekli uzman denetçilerinden seçilecek yeni bir bilirkişi heyetine tevdi edilip; suç tarihleri arasındaki kooperatifin tüm gelirleri ve giderleri belirlenerek kasa ve banka mevcutları da gözetilip karşılaştırılması, buna göre her bir sanığın sorumluluğunu irdeler şekilde zimmetlerinde kooperatif parası bulunup bulunmadığı, varsa miktarının ne olduğu hususlarında ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınması sonrası hasıl olacak sonuca göre sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden ve bozma gereği tam olarak yerine getirilmeden keza sanık ...'e, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 326/2. maddesi uyarınca bozma ilamını ve duruşma gününü bildiren ve gelmemesi halinde duruşmaya devam edilerek gıyabında bitirilebileceği ihtarını içeren geçerli tebligat yapılmadan anılan sanığın savunma hakkının da kısıtlanması suretiyle eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde mahkumiyet kararları verilmesi,
Kabule göre de;
Sanık ...'in, bozma öncesi yapılan yargılamanın 2. celsesinde söz alarak zararı giderdiğine ilişkin ibraz ettiği belirtilen banka dekontu değerlendirilerek kooperatifin zararının tazmin edilip edilmediği araştırılıp 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 248. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, katılanlar vekili ile sanıklar ..., ... ve ...'ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA 18.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.