Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı müvekkili şirket nezdinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı olan aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucu araçta yolcu olan dava dışı ...'un vefat ettiğini ve yakınları olan eşi ve çocuklarına 175.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ödendiğini, davalılardan ...'nin araç maliki, ...'ın ise araç sürücüsü olup sürücü... vefat ettiğinden davanın mirasçılarına davanın yöneltildiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiş; yargılama sırasında ıslah dilekçesi ile talebini 175.000,00 TL'ye yükseltmiştir.

Davalılar... mirasçıları ..., ...ve ... vekili cevap dilekçesinde; davalı müvekkillerinin murisi...'ın araç sürücüsü olduğu iddiasının doğru olmadığını, her ne kadar davacıya sigortalı araç sürücüsünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 84. maddesinde yer alan doğrultu değiştirme manevralarını yanlış yapma kuralını ihlal ettiğinden bahisle kusurlu olduğu belirtilmiş ise de ceza dosyası kapsamında alınan kusur raporunu kabul etmediklerini ve avans faizi talebinin yerinde olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini stemiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan ve aralarında nöroloji uzmanının da bulunduğu bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 20.07.2016 tarihli bilirkişi raporunda, davaya konu kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsü...'ın % 100 oranında kusurlu olduğu ve kazanın münhasıran alkolün etkisi ile meydana geldiğinin belirlendiği, yargılama sırasında davalı ...'nin vefat ettiği, tüm mirasçılarının mirası reddettikleri, buna ilişkin Samsun 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/461 Esas ve 2016/488 Karar sayılı ilamının dosyaya sunulduğu, davalı ...'nin terekesine tasfiye memuru atanması hususunda davacı vekiline yetki ve süre verilmesi sonrası Samsun 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/10 Tereke sayılı dosyası ile tasfiye memuru olarak ...'in atandığı ve taraf teşkilinin bu şekilde sağlandığı, aktüer bilirkişi raporunda destek ...'un tüm mirasçılarına ödenebilecek toplam tazminat tutarının 635.479,43 TL olarak hesaplandığı, destek ...'un, alkollü olduğunu bildiği halde... idaresindeki araca binmesinde müterafik kusurunun bulunduğu, buna göre, toplam tazminat miktarı (635.479,43 TL) üzerinden %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğinin değerlendirildiği, ancak belirlenecek tutarın, davacı ... tarafından ödenen bedelden fazla olduğunun anlaşıldığı, bu nedenle davanın tam kabulüne karar verildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 175.000,00 TL'nin 27.12.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sürücü...'ın sigorta sözleşmesinin tarafı olmaması nedeniyle rücu davasında husumet ehliyetinin bulunmadığı, davacının sigorta poliçesine dayanarak davalılardan rücuen ödenen tazminatın tahsilini talep ettiği, sürücünün mirasçıları davalılardan murislerinin haksız eylemi ve alkollü araç kullanarak kazanın oluşumuna sebebiyet vermesi nedeniyle tazminat talebinde bulunmadığı, sözleşmeye dayanarak tazminat talep etmesi karşısında sürücü...'ın mirasçıları yönünden Yargıtay içtihatlarında da açıkça belirtildiği üzere sözleşmenin tarafı bulunmayan sürücü veya mirasçılarına ödenen tazminatın sözleşme kapsamında rücu edilmesinin mümkün bulunmadığı, bu nedenle... mirasçıları yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne ilişkin kararın yerinde olmadığı, diğer davalı ... vasisinin ise İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf etmemesi nedeniyle bu davalı yönünden kararın kesinleştiği gerekçesiyle davalılar... mirasçıları ..., ... ve ...vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm tesis edilerek davalılar... mirasçıları ..., ... ve ...hakkında açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, diğer davalı ...'yi (müteveffa) temsilen Tasfiye Memuru hakkında açılan davanın kabulüne, 175.000,00 TL'nin 27.12.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'yi (müteveffa) temsilen Tasfiye Memurudan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; bir kısım davalıların murisi olan..., kaza yapan aracın sürücüsü olup alkollü araç kullanması nedeniyle dava konusu kazanın meydana geldiğini, bu nedenle... mirasçılarının da sorumluluğu bulunduğunu, bu davalılar yönünden davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

davacı ... nezdinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası neticesinde araçta bulunan yolcu ...'un desteğinden yoksun kalanlara ödenen tazminatın kazada ölen sürücü...’ın mirasçıları ve araç maliki ...’den (yargılama sırasında vefat etti) rücuen tazmini talebine ilişkindir.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.