Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;

1-Hüküm fıkrasında TCK'nun 157/1 fıkrası yerine sehven aynı kanunun 257/1 maddesinin yazılması,

2-Adli para cezalarının 5083 sayılı Kanun'un 1.maddesi ile 01.01.2009 tarihinde yürürlüğe giren Bakanlar Kurulu'nun 04.04.2007 tarih ve 2007/11963 sayılı kararının 1.maddesi uyarınca Türk Lirası (TL) olarak belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı yasanın 8.maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK'nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; Fakat, bu aykırılıkların yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; açılan dava, oluş ve kabule göre sanığın dolandırıcılk suçunu işlediği karar gerekçesinde kabul edilerek, tereddüde yer vermeyecek açıklıkta gösterilmiş olması nedeniyle hüküm fıkrasından sanık için temel cezanın tayin edildiği bölümdeki 5237 sayılı TCK'nun "257/1.maddesi gereğince" ibaresi çıkarılarak, yerine aynı Kanunun "157/1.maddesi gereğince" ibaresinin eklenmesi, hükümde yer alan "YTL" ibaresinin "TL" olarak değiştirilmesi, suretiyle; hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 10.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.