Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü,
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalıların sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu araçtaki yolcular olan; davacılardan ...'in eşi, ..., ...'in babaları ...'in ve davacılar ...'in eşi, ... ile ...'in babaları olan ...'in trafik kazası neticesi vefat ettiğini, murislerinin acı ve ani vefatları sebebi ile destekten yoksun kaldıklarını ve derin bir ızdırap yaşadıklarını beyanla, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla her bir davacı için 1.000,00'er TL olmak üzere toplam 6.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 11.08.2016 tarihinden itibaren sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olması kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesini, her bir davacı için 30.000,00'er TL olmak üzere toplam 180.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 11.08.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak müvekkillerine ödenmesine karar verilmesini talep etmiş; yargılama sırasında maddi tazminat taleplerini yükseltmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davaya konu trafik kazası nedeniyle açılan ceza dosyasının halen derdest olduğunu, davaya konu kazaya iki aracın daha karıştığını, kazada kusurunun bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince iddia, savunma, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre Davacı ... yönünden davanın kabulü ile 353.136,60 TL'nin davalılar ... bakımından kaza (11.08.2016) tarihinden, davalı ... A.Ş. bakımından temerrüt (23.11.2016) tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte (... Sigorta A.Ş. poliçe limitleri dahilinde sınırlı sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacı ... yönünden davanın kabulü ile 290.321,47 TL'nin kaza (11.08.2016) tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, davacı ... yönünden davalı ... A.Ş.'ye karşı açılan davanın reddine, davacılar ..., ..., ... ve ... yönünden maddi tazminat talebinin reddi olarak verilen karar daha önce istinaf edilmeksizin kesinleştiğinden bu hususta yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ... yönünden manevi tazminat talebi bakımından karar verilip bu davacılar bakımından manevi tazminat talepleri istinaf edilmeksizin kesinleştiğinden bu hususta yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davacı ... ve ... için 25.000,00'er TL manevi tazminat ile ..., ..., ... ve ... için 12.500,00'er TL manevi tazminatın 11.08.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsiline karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... vekili ve davalı ... A.Ş. vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adiye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; davacının müteveffa işletenin eşi olup, sigorta sözleşmesi ilişkisinde üçüncü kişi konumunda olduğunu ve ölenin kusurunun destekten yoksun kalma tazminatını etkilemediğini, işleten ve sürücü üzerinde doğan bir zarardan ayrı ve salt onun desteğinden yoksun kalınması olgusuna dayalı, mirasçılık sıfatıyla bağlı olmaksızın uğranılabilen bir zarar olduğunu, tüm bu sebeplerle müvekkili ...'in vefat eden eşinin aracın ruhsat sahibi olmasının müvekkilinin tazminat hakkını ortadan kaldırmadığını ve müvekkilinin tazminat hakkından davalı ... şirketinin de diğer davalı sürücü ile beraber sorumlu olmasına karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir.
Uyuşmazlık, davalıların sorumluluğunda bulunan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yolcuların vefatı nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacı ...'e yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesi'ne, karardan bir suretin Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine,
18.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.