Mahkumiyet
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.
Dosya kapsamına göre uygun görülmeyen sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 299. maddesi uyarınca takdiren reddine ve incelemenin duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İlk Derece
Bozdoğan Asliye Ceza Mahkemesinin 24.09.2019 tarihli ve 2016/229 Esas, 2019/415 sayılı Kararı ile; sanık hakkında mağdur ... ve katılan ...'e yönelik ihaleye fesat karıştırma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 235/2-c ve 62. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/1-2-3 madde ve fıkraları uyarınca hak yoksunluklarına hükmolunmuştur.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 05.02.2021 tarihli ve 2020/3131 Esas, 2021/245 sayılı Kararı ile; İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerinin kaldırılarak sanığın zincirleme şekilde ihaleye fesat karıştırma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 235/2-c, 235/3-a, 43/1, 62/1. maddeleri uyarınca 5 yıl 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/1-2-3 madde ve fıkraları uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
1. Katılan Hazine Vekilinin Temyiz İstemi
Sanığın yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkilerinin nelerden ibaret olduğu izah edilmeden soyut gerekçeyle sanık lehine takdiri indirim sebepleri uygulanmasının hatalı olduğuna ve resen gözetilecek sebeplere,
2. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Mağdur ...'in ihaleye katılıp kazandığına ancak maddi imkansızlık nedeniyle ihale bedelini yatıramadığına, katılan ...'nın ise yerel mahkemedeki ifadesinde eşinin ve akrabalarının istememesi nedeniyle ihaleye girmediğine ilişkin beyanının dikkate alınmadığına, ihalenin yapıldığı ortamın yeterince korunaklı olduğuna, katılan ... dışında ihaleye 4 kişinin daha katıldığına, adı geçen mağdur ve katılanın müvekkilinin eşinden ihaleye girmeme karşılığında para istediklerine, iddianameye konu eylemlerin katılan ve mağdurun ihaleye girmemeleriyle ilgisinin bulunmadığına ve resen gözetilecek sebeplere,
İlişkindir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken söz konusu maddenin birinci fıkrasında yedi bent halinde sayılan hususlar, aynı Kanun'un 3. maddesinin birinci fıkrasındaki "Suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur" şeklindeki yasal düzenlemeler ile dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar birlikte ve isabetle değerlendirilip, sanığın suç kastındaki yoğunluk, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zararın ağırlığı gözetilerek ilgili kanun maddesindeki temel hapis cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi yerine yazılı şekilde uygulama yapılması,
İhaleye fesat karıştırma suçunun konusunu ihalenin oluşturduğu, bu nedenle sanığın aynı ihalede birden fazla kişinin ihaleye veya ihale sürecindeki işlemlere katılmasına engel olma şeklinde gerçekleşen eylemlerinin tek ihaleye fesat karıştırma suçuna vücut vereceği gözetilmeden sanık hakkında zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle fazla ceza tayini,
4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 17. maddesi delaletiyle 59. maddesi gereğince sanık hakkında ihalelerden yasaklanma kararına hükmolunmaması,
Hukuka aykırı görülmüştür.
Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafii ve katılan Hazine vekilinin temyiz istemleri ile dosya kapsamında tespit edilen diğer hususlar nazara alındığında, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, bozma kararının içeriği doğrultusunda 5271 sayılı Kanun'un 304/2-b madde, fıkra ve bendi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.09.2025 tarihinde karar verildi.