2863 sayılı Kanunun 74/1-1. cümle, 5237 sayılı TCK'nın 35/2, 62/1,63,51/1, 54/1 maddeleri gereğince mahkumiyet, erteleme

2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın hazırlık aşamasındaki, 05.01.2009 tarihli ifadesinde, temyize gelmeyen sanıklarla birlikte, tarihi mezarda kazı yaparak içinde bulunduğunu tahmin ettikleri altınları çıkarmak için karar aldıklarını, tünele ilk önce hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen ...'in girdiği, kendilerinin mağaranın ağzını taşlarla kapayarak arabanın içinde beklemeye başladıklarını, daha sonra emniyet görevlilerinin kendilerini yakaladıklarını beyan etmesi karşısında, sanığın, hakkında hükmün açıklanması kararı verilen diğer sanıklarla birlikte fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ettiği anlaşılmakla, tebliğnamede sanığın mahkûmiyetine yeterli delil bulunmadığı gerekçesiyle, bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir.
Suç tarihinde, saat 22: 15 sıralarında, emniyet görevlilerinin devriye gezdikleri esnada, Urla Devlet Hastanesi yolu üzerinde bulunan tarihi mezarın yanında park halinde bulunan ... plakalı Siena marka aracın içerisinde, sanık ... ile temyize gelmeyen sanık ...'ın bulunduğunun görüldüğü, kendilerine sorulduğunda dinlenmek için olay yerinde bulunduklarını söyledikleri, daha sonra sahil kesimine inilerek kontrol yapıldığında, mezara giden yarım metrelik tünelin taşlar ile kapalı olduğunun görüldüğü, fener ile ışık tutulduğunda, taşların arkasındaki tünel içerisinde tuğla üzerine konulmuş cep telefonunun bulunduğunun tespit edildiği, taşların kaldırılarak cep telefonunun muhafaza altına alındığı, temyize gelmeyen sanık ...'in, adli emanete kayılı bulunan elindeki, bir adet çekiç ve bir adet el feneri ile yanında bulunan, 2 adet murç, tabir edilen keski ile tünel içinde yakalandığı, dosya içerisinde mevcut, İzmir 1 Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü'nün, 26.01.2009 tarihli yazısı ile, dava konusu yerin Karantina Adasında bulunduğunu, adanın tümünün 1. derece arkeolojik sit olarak tescilli olduğu bildirildiği,
Yine dosya içerisinde mevcut, arkeolog bilirkişinin raporuna göre, suça konu yerin, Geç Roma-Erken Bizans dönemine ait, atık su kanalı olduğunu ve 1. derece arkeolojik sit alanı içinde bulunduğunu, yapılan incelemede davaya konu alanda yapılan çalışmanın teşebbüs aşamasında kaldığı ve arkeolojik sit alanına zarar verilmediğinin belirtildiği anlaşılmakla;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin suçun unsurlarının oluşmadığına, lehe olan hükümlerin uygulanmadığına ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 26.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.