İzinsiz kazı yapma ve haber verme sorumluluğuna aykırılık suçlarından her iki sanık hakkında; beraat

2863 sayılı Kanuna aykırılık suçlarından sanıkların beraatlerine ilişkin hükümler, Mahalli Cumhuriyet savcısı ile katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Suçtan doğrudan doğruya zarar gören ve sanıklar hakkındaki kamu davası ihbar edilmeyen Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın, temyiz dilekçesi ile birlikte katılma talebinde bulunduğu anlaşıldığından, 5271 sayılı CMK'nın 237/2 maddesi uyarınca katılmasına karar verilerek yapılan incelemede;
2863 sayılı Kanunun 23. maddesi uyarınca, etnoğrafik nitelikteki eserlerin de korunması gerekli taşınır kültür varlığı oldukları gözetilmeksizin, olay tutanağında bahsi geçen, ancak iddianameye konu edilmeyen etnografik eserler hakkında, zamanaşımı süresince her zaman işlem yapılabileceği değerlendirilmiştir.
Sakarya İli, Sapanca İlçesi, ... numaralı evde izinsiz kazı yapıldığı ihbarının alınması üzerine, Sapanca Sulh Ceza Mahkemesi'nin, 23.05.2008 tarih ve 2008/190 müteferrik sayılı kararı ile suç tarihinde saat 14: 00 sıralarında, sanık ...'ya ait söz konusu ev ve müştemilatında arama yapılmak üzere jandarma ekiplerince gelindiği, evde kimsenin olmaması üzerine, kapı zincirinin kırılarak içeriye girildiği, bahçede, 2 adet kazılmış kuyu bulunduğunun tespit edildiği, bahçe içerisinde maddi değer taşıyan çok sayıda eşya olduğunun görülmesi üzerine, Sakarya Müze Müdürlüğü'nden arkeolog çağrılarak inceleme yaptırıldığı, inceleme neticesinde, 2863 sayılı Kanun kapsamında olduğu değerlendirilen, 2 adet anfora, 1 adet pişmiş toprak testi ve 1 adet künkün ele geçirildiği, dosya içerisinde mevcut, jeoloji mühendisinin bilirkişi raporuna göre, suça konu, Sakarya İli, Sapanca İlçesi, Kurtköy, Fatih Mahallesi, Değirmen Sokak, 12 numaralı evin, V biçimli küçük bir vadinin tabanında olup, ortasından küçük bir dere geçtiği, bahçenin tabanı çimenlerle kaplı olup, çok sayıda ağaç ve süs bitkisi bulunduğu, dava konusu taşınmazda, dere yatağına yakın ve el ile açılmış 2 adet kuyu bulunduğu, birinci kuyunun dere yatağına 6,30 metre uzaklıkta olup, kenar uzunlukları 2,80 metre ve 3,10 metre, derinliğinin ise 4,50 metre olduğu ve bu kuyuda su bulunmadığının gözlemlendiği, diğer kuyunun dere yatağına 1,70 metre uzaklıkta olduğu, 1,90 metre dairesel kesite ve 15 metre derinliğe sahip olup, tabanında, 6 metre derinliğinde su bulunduğu, bu kuyuların su arama ve çıkartma amacıyla yapıldığı birinci kuyuda su çıkmayınca ikinci kuyunun açılmış ve suya ulaşılmış olduğunun bildirildiği,
.../...
-2-

Yine dosya içerisinde mevcut, arkeolog bilirkişi kurulunun raporunda ise, 2 adet pişmiş toprak anfora, 1 adet pişmiş toprak tek kulplu testinin 2863 sayılı Kanun kapsamında arkeolojik eser olup, tasnif ve tescile tabi oldukları, 19. yüzyıla ait, 1 adet pişmiş toprak küntün tasnif dışı olduğu belirtildiği anlaşılmakla;

A- İzinsiz kazı yapma suçundan her iki sanığın ve haber verme sorumluluğuna aykırılık suçundan sanık ...'ın beraatlerine ilişkin hükümler hakkında yapılan temyiz isteminin incelenmesinde:
Yapılan yargılama sonunda yüklenen suçun sanıklar tarafından işlenmediğinin anlaşıldığı, sanıkların üzerine atılı suçu işlemiş olduğuna dair delil bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin sanıkların cezalandırılması gerektiğine ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, beraate ilişkin hükümlerin isteme aykırı olarak ONANMASINA,

B- Haber verme sorumluluğuna aykırılık suçundan sanık ... hakkında yapılan temyiz isteminin incelenmesine gelince:

1- Sanığın, avizeci olduğunu ve söz konusu kültür varlıklarını bir müşterisinin 15-16 yıl kadar önce, üzerilerine süs olarak şapka yapması için kendisine getirdiğini sonra da almaya gelmediğini, belirten savunması karşısında eyleminin, 5728 sayılı Kanun ile değişik 2863 sayılı Kanunun 70. maddesine temas eden, kültür varlığı bulundurma suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin, haber veme sorumluluğuna aykırılık suçundan beraatine karar verilmesi,

2- Dosya içerisinde mevcut, arkeolog bilirkişi kurulunun 16.03.2009 tarihli raporunda, 19. yüzyıla ait olduğu belirtilen, 1 adet pişmiş toprak künkün, raporun sonuç kısmında tasnif dışı olduğu belirtilmiş ise de, 19. yüzyıla ait olan eserlerin etnografik eser olduğu ve 2863 sayılı Kanunun 23. maddesi uyarınca, etnoğrafik nitelikteki eserlerin de korunması gerekli taşınır kültür varlığı oldukları gözetilmeksizin, kendi içinde çelişkili bilirkişi raporuna dayanılarak, söz konusu eserin sahibine iadesine karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, Mahalli Cumhuriyet savcısı ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 26.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.