Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın olay tarihinde Şişli Polis Merkezi Amirliğinde grup amiri olarak görev yaptığı, temyiz dışı sanıklar ... ve ...'in ise aynı merkezde polis memuru oldukları ve adli tahkikat evraklarını ikmal ederek savcılığa intikal ettirmedikleri, sanığın grup amiri olarak gözetim ve denetim görevini yerine getirmeyerek görevini ihmal ettiği kabul edilmiş ise de; sanığın, grup amiri olarak sadece katılanın ifadesini aldığını, adli evrakın geliş gidişinden polis merkezi amirinin sorumlu olduğunu savunması karşısında, olay tarihinde görevli karakol amirinin tespiti ile tanık olarak beyanına başvurularak, grup amiri olan sanığa evrakı Cumhuriyet Başsavcılığına gönderme yetkisi ve sorumluluğu verilip verilmediği hususunun sorulmasından ve Polis Merkezi Amirliği Kuruluş, Görev ve Çalışma Yönetmeliği ile Polisin Merasim ve Topluluklardaki Rolüne ve Polis Karakolları Teşkilatlanmasına Dair Talimatname incelenerek sanığın görev kapsamının belirlenmesinden sonra hasıl olacak sonuca göre hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Hükümden önce yürürlüğe giren 19/12/2010 tarih ve 6086 sayılı Yasanın 1. maddesi ile TCK'nın 257/1-2. madde-fıkralarında yer alan "kazanç" sözcüğünün "menfaat" olarak değiştirilmesi ve TCK'nın 257/2. maddesindeki cezanın alt sınırının 3 ay Hapis olarak düzenlenmesi karşısında, hükmün gerekçesinde "alt sınırdan uzaklaşıldığına dair bir gerekçe de gösterilmeden temel cezanın 6 ay Hapis olarak belirlenmesi suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini,
Yüklenen suçu TCK'nın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen ve adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilen sanık hakkında, aynı Kanunun 53/5. maddesi gereğince, ayrıca, hükümde belirtilen gün sayısının yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA 07/10/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.