Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Karar başlığında suç tarihi 19/01/2011 olarak gösterilmiş ise de; sanığın İş Mahkemesinde dava açtığı tarih olan 04/04/2005'in suç tarihi olduğu gözetilerek yapılan incelemede;
Sanığa isnat olunan suçun tabi olduğu 765 sayılı TCK'nın 240. maddesinde öngörülen cezanın miktarına nazaran aynı Kanunun 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirlenen 7 yıl 6 aylık ilaveli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, soruşturma ve kovuşturma izni alınması nedeniyle oluşan durma süresi eklendiğinde dahi suç tarihi olan 04/04/2005 ile hüküm günü arasında bu sürenin gerçekleştiği dikkate alınarak kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan 5237 sayılı TCK'nın 7/2 ile 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddeleri de gözetilmek suretiyle CMUK'nın 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanık hakkında açılan kamu davasının aynı Yasanın 322 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı sebebiyle DÜŞMESİNE 07/10/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.