Mahkumiyet

Bozmaya uyularak, Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,
Sanığa yükletilen silahla tehdit eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalardan ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Anayasa Mahkemesi’nin hükümden sonra 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı ile TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendine yönelik olarak vermiş olduğu iptal kararlarının, kapsam ve içerik itibariyle infaz aşamasında mahallinde gözetilebileceği,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak;

Bozma öncesi 02/06/2011 tarihli hükümde, hapis cezasının ertelenmesine karar verilmesi ve hükmün aleyhe temyiz edilmemesi karşısında, yeni hükümde hapis cezasının ertelenmesi gerektiği gözetilmeden 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesinde düzenlenen aleyhe hüküm kurma yasağına aykırı davranılması,
Kanuna aykırı ve sanık ...'ın temyiz iddiaları yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanunun 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca bu aykırılık, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktasının; hüküm fıkrasına "CMUK'nın 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkı gözetilerek, sanığa verilen hapis cezasının 5237 sayılı Yasanın 51/1. maddesi uyarınca ERTELENMESİNE, sanığın 5237 sayılı Yasanın 51/3. maddesi uyarınca 1 YIL DENETİM SÜRESİNE TABİ TUTULMASINA, sanığın kişiliği ve sosyal durumu nazara alınarak 5237 sayılı yasanın 51/6. maddesi gereğince denetim süresinin herhangi bir yükümlülük belirlenmeden geçirilmesine" ifadesinin eklenmesi uzun süreli hapis cezasının ertelenmesi karşısında, TCK'nın 53/1-c maddelerindeki hak yoksunluklarından sanığın kendi alt soyu üzerindeki yetkiler yönünden uygulanmasına ilişkin kısmın karardan çıkarılması biçiminde DÜZELTİLMESİNE ve başkaca yönleri Kanuna uygun bulunan hükmün bu bağlamda ONANMASINA, 07/10/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.