Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göredosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Mağdur ile sanık arasında motorsiklet park etme meselesinden dolayı tartışma yaşandığı ve sanığın soruşturma evresinde, mağdur ile konuşurken mağdurun kendisine "asarım, keserim" diyerek bağırıdığı şeklindeki anlatımı karşısında, olayın çıkış sebebi ve gelişimi üzerinde durularak sonucuna göre TCK'nın 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
2-Sanığın tekerüre esas alınan ilamında birden fazla mahkumiyet hükmü bulunduğundan, 5275 sayılı Kanun'un 108/2. maddesi uyarınca 2. kez mükerrir olduğu ...Sulh Ceza Mahkemesi’nin 2008/122 Esas 2009/57 Karar sayılı ilamındaki trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan verilen mahkumiyet hükmünden dolayı sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve sanık ...’nın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, HÜKMÜN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi gözetilerek, 5275 sayılı Kanun'un 108/2. maddesine göre tekerrür nedeniyle sanığın koşullu salıverilme süresine eklenecek sürenin, yanılgılı uygulama sonucu hükümde gösterilen ilamda belirtilen süreden fazla olamayacağı dikkate alınarak, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 07/10/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.