HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24.02.2022 tarihli ve 2019/16-573 Esas, 2022/119 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, hükmün, "kararın içeriği hakkında bilgi sahibi olmayı ve müdafiinin kusurlu davranışı ile kanun yolu başvuru süresini geçirmiş olması halinde eski hale getirme imkanı olan" sanığa da tebliğinin gerektiği, sanık ...'ın 18.03.2016 tarihinde tebliğ edilen hükmü, süresi içerisinde, 22.03.2016 tarihinde temyiz ettiği belirlenmekle, sanık ...'ın temyiz isteminin süreden reddine dair Tebliğname görüşüne iştirak edilmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin uygulanması açısından, 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı kararı ile yapılan değişikliklerin gözetilmemesi ve bu maddede 7242 sayılı Kanunla yapılan değişiklikler nedeniyle TCK'nın 53. maddesiyle ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
2- Suça konu uyuşturucu maddenin taşınmasında kullanılan 16... plakalı aracın ve üretimi, bulundurulması, kullanılması, taşınması, alım ve satımı suç oluşturan uyuşturucu maddenin müsaderesine karar verilirken uygulama fıkralarının gösterilmemesi,
3- İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarınca alınan tanık numunenin de müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafii ve sanık ...'ın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu durumun yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan;
1- TCK'nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili bölümün hüküm fıkrasından çıkarılması ve yerine “Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli iptal kararından ve 7242 sayılı Kanun ile yapılan değişikliklerden sonra oluşan durumuna göre, sanıklar hakkında TCK'nın 53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına” ibaresinin eklenmesi,
2- Hüküm fıkrasının uyuşturucu maddenin müsaderesine ilişkin bölümünden "TCK 54" ibaresinin çıkartılarak yerine "TCK'nın 54/4." ibresinin; uyuşturucu maddenin taşınmasında kullanılan aracın müsaderesine ilişkin bölümünden "TCK nun 54" ibaresinin çıkartılarak yerine "5237 sayılı TCK'nın 54/1." ibaresinin eklenmesi,
3- Hüküm fıkrasının uyuşturucu maddenin müsaderesine ilişkin bölümüne “...uyuşturucu maddelerin” ibaresinden sonra gelmek üzere “ve İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarınca alınan tanık numunenin” ibaresinin eklenmesi,
Suretiyle, sanık ... yönünden Tebliğname’ye uygun, sanık ... yönünden Tebliğname'ye aykırı olarak, hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.06.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.