Mahkumiyet

Sanığın yokluğunda verilen hükmün, sorgusu sırasında beyan ettiği adrese Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesine göre tebliği gerekirken, MERNİS adresine doğrudan Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi gereğince tebliğ edilmesi usulsüz olup temyiz süresini başlatmayacağından, sanık müdafisinin 20.05.2015 tarihli temyiz dilekçesinin öğrenme üzerine süresinde verildiği kabul edilerek yapılan incelemede;
Hükmün gerekçesi bir bütün halinde değerlendirildiğinde zincirleme suçun koşullarının oluştuğunun kabul edildiği anlaşıldığından tebliğnamenin bu yöndeki bozma görüşüne iştirak edilmemiş, 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanık tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezanın kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanık müdafisinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün ONANMASINA, 18.04.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.