Mahkûmiyet
Sanık hakkında, Bergama Cumhuriyet Başsavcılığının 02.04.2008 tarihli ve 2008/582 Esas sayılı iddianamesi ile katılana karşı dolandırıcılık suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında, Bergama 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.04.2014 tarihli ve 2013/17 Esas, 2014/263 Karar sayılı kararıyla verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz incelemesinde Yargıtay 11. Ceza Dairesinin, 04.07.2019 tarihli ve 2017/14415 Esas, 2019/5923 Karar sayılı ilamıyla bozma kararı verildiği, bozma üzerine kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 157/1. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin suç tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiği ve kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devamla mahkûmiyet hükmü kurulması,
Yasaya aykırı, sanık ve müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanunun 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 17.09.2025 tarihinde karar verildi.