Mahkûmiyet

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanığın temyiz dilekçesinin içeriği itibarıyla temyizinin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan kurulan hükme yönelik olduğu belirlenerek bu suça hasren yapılan incelemede;
Sanığın üzerine atılı hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun 24.10.2019 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaşma kapsamına alınmış olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesinin birinci fıkrası uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca diğer yönleri incelenmeyen hükmün Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 17.09.2025 tarihinde karar verildi.