Mahkumiyet
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilerek gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanık hakkında, Konya 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.10.2019 tarihli ve 2019/232 Esas, 2019/732 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan verilen beraat kararı verilmiştir.
2. İlk derece mahkemesi kararının, katılan vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 30.12.2020 tarihli ve 2019/1910 Esas, 2020/1484 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157/1, 168/2,62,52, ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ve 2.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
Sanık müdafinin temyiz isteği; uzlaştırma işlemlerinin tercümen vasıtasıyla yapılmadığından usulsüz olduğuna, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna ve mahkumiyet hükmünün bozulmasına ilişkindir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin temyiz nedenleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda, hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, yukarıdaki tarih ve sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Konya 11. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.09.2025 tarihinde karar verildi.