Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı hakkında ... İcra Müdürlüğünün 2016/11306 Esas sayılı dosyası ile takip başlattıklarını, davalı tarafın itirazı üzerine dosyanın ... İcra Müdürlüğüne gönderilip 2016/442 Esas numarasını aldığını, davalının borca itiraz etmiş olması üzerine takibin durduğunu, davalının müvekkili şirket nezdinde sigortalı bulunan aracın 11.11.2012 tarihinde dava dışı sürücü idaresindeki araçla çarpışması neticesinde yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, davalının 2.04 promil alkollü olduğunu, kaza nedeniyle meydana gelen zararın müvekkili şirket tarafından icra dosyasına ödendiğini, davalının bu kazada alkollü olduğunun tespit edilmiş olması nedeniyle müvekkili kurumun ödenen bu parayı davalıdan rücü hakkı bulunduğunu beyan ederek, trafik kazasının gerçekleşmesine ve dava dışı 3. kişinin zararının oluşmasına ve bu zararın müvekkili şirket tarafından karşılanmasına sebep olan davalının alkollü ve kusurlu olmasından dolayı araç maliki davalıdan, müvekkili şirketin sigorta poliçesi nedeniyle ödemiş olduğu 151.625,72 TL'nin yasal faizi ile birlikte rücüen tahsiline dayanan icra dosyasına davalının haksız itirazının iptali ile takibin kaldığı yerden devamını, davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu kazada müvekkilinin tek başına kusurlu olmadığını, karşı taraf sürücüsüne de kaza tespit tutanağında %20 kusur atfedildiğini, müvekkilinin kalan miktarda kusurlu bulunduğunu beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabul kısmen reddi ile Görele İcra Müdürlüğü'nün 2016/442 E. Sayılı icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takipteki asıl alacağın 95.188,10 TL’lik kısmının tahsili yönünden takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacının icra inkar tazminatı talebinin koşulları oluşmadığından reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyadaki bilgi ve belgelere, alınan rapor içeriklerine ve mahkemenin gerekçesine nazaran verilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf itirazlarının tümden reddine, davalı vekili yönünden; mahkemece yeniden yapılan yargılama sonucunda ... öğretim üyeleri ile nörolog bilirkişiden oluşturulan raporda davalının kusurunun %85, diğer araç sürücü ...'nun kusurunun %15 olduğu, davalının kusurunu oluşturan eyleminin alkolün etkisi ile gerçekleştiğinin belirtildiği, birbiri ile uyumlu olan kaza tespit tutanağı ve alınan iki kusur raporuna göre dava dışı sürücünün de kusuru bulunmakta olup kazanın oluşumunda bu şahsın da eylemi olduğunun açık olduğu, şu halde dava dışı kişinin olayda az da olsa kusurunun bulunması karşısında artık kazanın münhasıran alkolün etkisi ile gerçekleştiğinin söylenemeyeceği, dolayısıyla mahkemece rücu şartları oluşmadığından dolayı davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin yerinde olmadığı ancak bu yanlışlıkların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun kabulüyle mahkemece verilen kararın HMK'nun 353/(1)-b-2. maddesi uyarınca kaldırılıp, yerine esasa ilişkin yeniden hüküm tesisine, davacı vekilinin istinaf yasa yolu başvurusunun HMK'nun 353/(1)-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine, davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurularının kabulü ile; Görele 1. Asliye Hukuk (Tüketici) Mahkemesi'nin 24/05/2022 tarih, 2021/3 09... /191 Karar sayılı hükmün HMK'nun 353/(1)-b-2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, kaldırılan hükmün yerine geçmek üzere; davacının davasının reddine karar verilmiştir.

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi raporunun kendi içerisinde çelişkili olduğu ve hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, heyetin doğru kurulmadığını, kazanın münhasıran alkol etkisi altında gerçekleştiğini beyan etmiştir.

Uyuşmazlık, davacı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın yaptığı trafik kazası sonucu ödenen tazminatın rucuen tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali talebine ilişkindir.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.