İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Ankara 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.02.2019 tarihli ve 2014/516 Esas, 2019/166 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 1yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve bu cezanın ertelenmesine karar verilmiştir.

2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin 29.03.2022 tarihli ve 2022/330 E. 2022/671 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun kabulü ile duruşma açılmaksızın 5271 sayılı Kanun’un 280 inci ve 303 üncü maddelerinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca sanık hakkında verilen mahkûmiyet hükmü kaldırılarak sanığın CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

Katılan vekilinin temyiz talebi, atılı suçun yasal unsurlarının oluştuğuna ve sanığın cezalandırılması gerektiğine ilişkindir .

Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 204 maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, dosya kapsamına göre, suç tarihinden inceleme tarihine kadar 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen olağanüstü zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara 21. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.09.2025 tarihinde karar verildi.