Dosya incelenerek gereği düşünüldü;

A-Sanık ... hakkındaki hükmün incelenmesinde;
20.12.2009 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5941 sayılı “Çek Kanunu” ile 3167 sayılı “Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun" yürürlükten kaldırılmış, dava konusu suçun unsurları ve yaptırımları farklı biçimde yeniden düzenlenmiş olduğundan; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, sanığın hukuksal durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,

B-Sanık ... ... hakkındaki hükmün incelenmesinde;
4814 sayılı Kanun’un 14. maddesi ile değişik 3167 sayılı Kanun’un 16/2. maddesi uyarınca yararına çek keşide edilen hesap sahibi gerçek kişinin de sorumlu olduğu dikkate alınarak; öncelikle suça konu çekin hesap sahibi sanık tarafından keşide edilip edilmediğinin tespiti ile katılanın çeki mal karşılığı aldığını beyan etmesi karşısında, sanığın verdiği yetki ile düzenlendiği kabul edilen suç konusu çekin hesap sahibi olan sanık yararına keşide edilip edilmediği hususunun kuşkuya yer bırakmayacak şekilde araştırılarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ile sanık hakkında beraat hükmü kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10/10/2011 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.